çiroz

çipil

<< TTü çepel bulaşık, pis; pislik <? TTü çap- çalmak, bulamak, alaca yapmak

çipura

TTü çupra/çopra balık kılçığı ≈ TTü cibre üzüm ve başka meyve posası ?

çiriş

Fa sirīş سريش zzambakgillerden bir bitki, asphodelus, bu bitkinin kökünden elde edilen tutkal << Ave/OFa sirīş a.a. ≈ Ave sraeş- hamur, tutkal

çirkef

Fa çirk-āb چرك آب zpis su, lağım § Fa çirk چرك zpis, pislik Fa āb آب zsu

çirkin

Fa çirkīn چركين zpis, kirli Fa çirk چرك zpislik, kir, irin +īn

çiroz

[ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
çiroz ve gümüş ve horosya ve tirkis ve lüfer balıkları [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
çiroz: Uskumru balığının kurusu. Türkîde çirimek kurumak, buruşmak manasından müvelled kelime [?].

Yun tsíros τζύρος/τζήρος zyağ veya salamura küpü (Kaynak: DuCG sf. 2:1569, 1576)≈ İt ziro a.a.

Not: Yunanca sözcüğün orijinal anlamı "salamura balık" olmalıdır. • Tietze'nin Yun ksēros "kuru" sözcüğüyle birleştirme denemesi talihsizdir.


18.08.2017
çise|mek

<< OTü çise- hafifçe yağmur yaşmak ETü çi nem, yaşlık +sA-

çiş

<< ETü çiş çocukların işemesi için söylenen bir söz çoc

çit

<< ETü çıt/çit çalı çırpıdan yapılan ayıraç

çita

İng cheetah kedigillerden bir yırtıcı hayvan Hind cītā a.a. Sans çitrakāya चित्रकाय zalacagövde, a.a.

çiti

TTü çit- hafifçe çatıştırmak, sürtmek, ovalamak +I(g)