Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi

havuç

havil

Ar hawl هول z [#hwl faˁl msd.] korkma, korku Ar hāla هَالَ zkorkuttu

havlıcan

Fa χāvlincān خاولنجان zkökü kulunç tedavisinde kullanılan bir bitki, topalak, galanga Sans kulaŋça कुलञ्ज za.a.

havlu

TTü hav hav, ince tüy veya iplik +lI(g)

havra

İbr χebrah חברה zcemaat, içtima İbr #χbr חבר zbir araya gelme, birlikte olma, birleşme

havsala

Ar ḥawṣala(t) حَوْصَلة z [#ḥṣl fawˁala(t) ] kursak, kuş midesi, (mec.) kavrayış, algı Ar ḥaṣala حَصَلَ z1. elde edildi, 2. (at) taş ve toprak yuttu

havuç

[ Yadigâr-ı İbni Şerif, <1421?]
yabān hevcine biraz beŋzer [ Meninski, Thesaurus, 1680]
hevc vul. hauc.

Fa havic/havīc هوج zkökü yenen malum sebze


06.11.2014
havut

?

havuz

Ar ḥawḍ حوض z [#ḥwḍ faˁl ] su birikintisi, havuz, sarnıç

havva

Ar ḥawwāˀ حوّاء zAdem'in eşi, kadın İbr ḥawwāh חַוָּה za.a. ≈ İbr ḥayyāh חַיָּה z [#ḥyh] canlı, yaşayan

havya

Ar hāwiya(t) هاويّة z [#hwy fāˁila(t) ] uçurum, dipsiz kuyu, cehennem Ar hawā هوا zdüştü, uçtu

havyar

~? Fa χāye-vār yumurtalı, «yumurta taşıyan» << OFa χāyag-bār