pekmez

pejoratif

Fr péjoratif İng pejorative kötüleyici, aşağılayıcı Lat peiorare [den.] kötülemek, aşağılamak +()tiv° Lat peior [kıy.] daha kötü, beter << ALat *ped-ios

pek

<< ETü bek sert, sağlam, katı, korunaklı

peki

<< TTü pek iyi

pekinua

Fr pékinois bir köpek cinsi öz Pékin Çin'de bir kent Çin Beijing 北京 z«Kuzey Başkenti», a.a.

pekiş|mek

TTü pek sağlam, metin

pekmez

: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
bekmes [[pekmez - Oğuzca]]

<< ETü-O bekmes koyultulmuş üzüm şurubu


27.02.2015
peksimet

Yun paksamátion παξαμάτιον z [küç.] iki kez pişmiş asker ekmeği, bisküvi << OYun paksamâs παξαμᾶς za.a. +ion

pektin

Fr pectine pıhtılaştırıcı olarak kullanılan organik madde (İlk kullanım: Henri Braconnot, Fr. kimyacı (1781-1855).) EYun pēktós πηκτός zpıhtı, süt pıhtısı, çökelek +in° EYun pḗgnymi πήγνυμι, πηκτ- zkatılaşmak +t°

pektoral

Fr pectoral göğüse ilişkin Lat pectoralis Lat pectus, pector- göğüs kafesi +al° << HAvr *pek-tos HAvr *peg- a.a.

pelerin

Fr pèlerine hacı giysisi [esk.], cübbe Fr pèlerin hacı << Lat peregrinus gezgin, göçebe, yabancı

pelesenk1

Fa balasān بلسان zYemen'de yetişen bir ağaç, commiphora opobalsamum; bu ağacın reçinesi, balsam ≈ EYun bálsamon βάλσαμον za.a.