ahşap

ahmak

Ar aḥmaḳ أحمق z [#ḥmḳ afˁal sf.] aptal, deli Ar ḥamuḳa حَمُقَ zaptal veya deli idi

ahmer

Ar aḥmar أحمر z [#ḥmr afˁal sf.] kızıl, kırmızı

ahpun

Erm aġpn աղբն zçöp, pislik, hayvan gübresi

ahrar

Ar aḥrār [#ḥrr afˁāl çoğ.] hürler, azatlar Ar ḥurr أحرار z [t.] hür, azat edilmiş

ahsen

Ar aḥsan أحسن z [#ḥsn afˁal kıy.] daha güzel, en güzel Ar ḥasan حسن zgüzel

ahşap

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
χaşeb pl. χuşb, χuşūb, χuşbān: Lignum [ağaç maddesi, kereste]. "çalı çırpı ... kereste" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
aχşābāt [çalı çırpı] değşirürken yılan sokup (...) üstād-i bennālar böyle bir mināre- musannāˁı aχşābātdan [keresteden] yapsınlar

Ar *aχşāb [#χşb afˁāl çoğ.] Ar χaşab خشب zağaç hammaddesi, kereste

Not: Klasik Arapça ve Osmanlıca sözlüklerde görülmeyen çoğul aχşāb biçiminin 17. yy'dan önce popüler dilde ortaya çıktığı anlaşılıyor.


25.09.2014
ahtapot

Yun oχtopódion οχτοπόδιον z«sekiz ayak», bir deniz canlısı § Yun októ οκτό zsekiz (<< HAvr *oktō- a.a. ) Yun pódi πόδι zayak

ahu

Fa āhū آهو zceylan << OFa āhūk a.a. ≈ Sogd āsūk a.a. ≈ Ave āsu hızlı, süratli

ahududu

<< TTü ahu dutu ağaç çileği

ahund

Fa āχūnd آخوند‎ zhoca, molla Fa χʷand/χond efendi, rabb, yüce kişi

ahval

Ar aḥwāl أَحْوَال z [#ḥwl afˁāl çoğ.] haller Ar ḥāl حال z [t.]