ali

alıç

Fa ālūça آلوچه z [küç.] dağ eriği, cratageus Fa ālū آلو zerik cinsi meyvelerin genel adı +ça3 << OFa alūk a.a. ~? ETü erük a.a.

alık

<< TTü aluk/alnuk aciz, gafil TTü al- yenmek, galebe etmek +Uk

alın

<< ETü alın başın ön üst kısmı

alın|mak

<< ETü alın- kendine almak ETü al- +In-

alış|mak

<< ETü alış- birlikte almak, alıp vermek ETü al- almak, edinmek +Iş-

ali

[ Mesud b. Ahmed, Süheyl ü Nevbahar terc., 1354]
daχı birkaçı ˁālī eyvān bigi

Ar ˁāli عالٍ z [#ˁlw fāˁil fa.] yüksek, üstün, yüce Ar ˁalā عَلَا‎ zyüksek idi, yükseldi

Benzer sözcükler: alişan, aliyülâlâ, babıali, huzur-ı ali


17.08.2017
alias

İng alias 1. namı diğer, takma isim, 2. dijitalize edilmiş görüntü veya sesin aslından farklı görünmesi Lat alias başka türlü (zarf) Lat alius başka (sıfat) << HAvr *al-1 öte, başka

alibi

İng alibi suç zanlısının suç yerinde olmadığına dair kanıt Lat alibi başka yerde Lat alius başka, diğer

alicenap

§ Ar ˁāli عالٍ zyüksek Ar canāb جَناب zkat, nezd, hazret

alicengiz

Ar āl آل zaile, sülale (Ar āla آل zdöndü, geri geldi )

alil

Ar ˁalīl عليل z [#ˁll faˁīl sf.] arızalı, hasta Ar ˁalla عَلَّ zbozuldu, kusurlu idi