alibi

alın

<< ETü alın başın ön üst kısmı

alın|mak

<< ETü alın- kendine almak ETü al- +In-

alış|mak

<< ETü alış- birlikte almak, alıp vermek ETü al- almak, edinmek +Iş-

ali

Ar ˁāli عالٍ z [#ˁlw fāˁil fa.] yüksek, üstün, yüce Ar ˁalā عَلَا‎ zyüksek idi, yükseldi

alias

İng alias 1. namı diğer, takma isim, 2. dijitalize edilmiş görüntü veya sesin aslından farklı görünmesi Lat alias başka türlü (zarf) Lat alius başka (sıfat) << HAvr *al-1 öte, başka

alibi

[ Hürriyet - gazete, 2000]
Abdullah Çatlı'nın talimatıyla ülkücü cinayet sanığına sahte ‘‘alibi’’ (bozacının şahidi şıracı) düzenlemekle suçlanmıştı.

İng alibi suç zanlısının suç yerinde olmadığına dair kanıt Lat alibi başka yerde Lat alius başka, diğer

 alias


18.07.2012
alicenap

§ Ar ˁāli عالٍ zyüksek Ar canāb جَناب zkat, nezd, hazret

alicengiz

Ar āl آل zaile, sülale (Ar āla آل zdöndü, geri geldi )

alil

Ar ˁalīl عليل z [#ˁll faˁīl sf.] arızalı, hasta Ar ˁalla عَلَّ zbozuldu, kusurlu idi

alim

Ar ˁālim عالِم z [#ˁlm fāˁil fa.] ilim sahibi, bilen, bilgin Ar ˁalama عَلَمَ zbildi

alimallah

Ar ˁalama Allāhu Allah bilir § Ar ˁalama علم zbildi Ar Allāh الله z