azı

azami

Ar aˁẓam أعْظَم z [#ˁẓm afˁal kıy.] daha büyük, en büyük Ar ˁaẓīm عَظيم z [sf.] büyük, ulu

azap

Ar ˁaḏāb عذاب z [#ˁḏb faˁāl ] acı, eziyet, sıkıntı Ar ˁaḏaba عذب zengel oldu, sıkıntı verdi

azar

Fa/OFa āzār آزار zincitme, eziyet, acıtma OFa āzartan, āzār- (birini) incitmek, acı vermek ≈ Ave ā+ zar- canını sıkmak, üzmek

azat

Fa āzād آزاد zserbest, özgür << OFa āzāt 1. soylu, asil, toprak sahibi asilzade sınıfına mensup kimse, 2. köle olmayan, özgür ≈ Ave zāy- salmak

azgın

TTü az- +gIn

azı

ETü: [ Irk Bitig, <900]
adığıŋ karnı yarılmış, toŋuzuŋ azığı sınmış [ayının karnı yarılmış, domuzun dişi kırılmış] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
azığlığ [[azıdişi çıkmış at]]

<< ETü azıġ köpek dişi, yırtıcı hayvan dişi ETü az- +I(g)

 az-

Not: Karş. Moğ arağa "azı dişi".

Benzer sözcükler: azı dişi, azılı, azıya almak


14.12.2015
azık

<< ETü azuk yol için alınan yiyecek, erzak

azınlık

YTü *azın +lIk

azil

Ar ˁazl عزل z [#ˁzl faˁl msd.] ayırma, uzaklaştırma, görevden alma Ar ˁazala عَزَلَ zayırdı, uzaklaştırdı

azim1

Ar ˁazm عزم z [#ˁzm faˁl msd.] kararla bir hedefe yönelme Ar ˁazima عَزِمَ zyöneldi, yola koyuldu

azim2

Ar ˁaẓīm عظيم z [#ˁẓm faˁīl sf.] büyük, yüce ≈ Ar ˁaẓuma عَظُمَ zyüce idi