azınlık

azar

Fa/OFa āzār آزار zincitme, eziyet, acıtma OFa āzartan, āzār- (birini) incitmek, acı vermek ≈ Ave ā+ zar- canını sıkmak, üzmek

azat

Fa āzād آزاد zserbest, özgür << OFa āzāt 1. soylu, asil, toprak sahibi asilzade sınıfına mensup kimse, 2. köle olmayan, özgür ≈ Ave zāy- salmak

azgın

TTü az- +gIn

azı

<< ETü azıġ köpek dişi, yırtıcı hayvan dişi ETü az- +I(g)

azık

<< ETü azuk yol için alınan yiyecek, erzak

azınlık

YTü: "ekalliyet" [ Cumhuriyet - gazete, 1935]
Mesela, Polonya yasalarında ve devletin azınlık siyasetinde değişiklikler yapılmalıdır.

YTü *azın +lIk

 az

Not: Sıfata eklenen +In ekinin işlevi belirsizdir.


14.01.2015
azil

Ar ˁazl عزل z [#ˁzl faˁl msd.] ayırma, uzaklaştırma, görevden alma Ar ˁazala عَزَلَ zayırdı, uzaklaştırdı

azim1

Ar ˁazm عزم z [#ˁzm faˁl msd.] kararla bir hedefe yönelme Ar ˁazima عَزِمَ zyöneldi, yola koyuldu

azim2

Ar ˁaẓīm عظيم z [#ˁẓm faˁīl sf.] büyük, yüce ≈ Ar ˁaẓuma عَظُمَ zyüce idi

azimet

Ar ˁazīma(t) عيمة z [#ˁzm fāˁila(t) msd.] yola çıkma, niyet etme Ar ˁazima عَزِمَ zyöneldi, yola koyuldu

azimut

Fr azimut İng azimuth bir yıldızın ufuk çizgisine olan açısı Ar as-sumūt السموت z [#smt fuˁūl çoğ.] yönler, açılar Ar samt سمت z [t.] yön