azat

azal|mak

<< OTü azal- TTü az +Al-

azamet

Ar ˁaẓama(t) عَظَمَة z [#ˁẓm faˁala(t) msd.] aşırı derecede büyük olma, muazzam olma, yücelik Ar ˁaẓuma عَظُمَ zaşırı büyük idi, muazzam idi

azami

Ar aˁẓam أعْظَم z [#ˁẓm afˁal kıy.] daha büyük, en büyük Ar ˁaẓīm عَظيم z [sf.] büyük, ulu

azap

Ar ˁaḏāb عذاب z [#ˁḏb faˁāl ] acı, eziyet, sıkıntı Ar ˁaḏaba عذب zengel oldu, sıkıntı verdi

azar

Fa/OFa āzār آزار zincitme, eziyet, acıtma OFa āzartan, āzār- (birini) incitmek, acı vermek ≈ Ave ā+ zar- canını sıkmak, üzmek

azat

[ Kutadgu Bilig, 1069]
boş āzād kişiler muŋar kul bolur [serbest ve hür kişiler buna kul olur] [ Codex Cumanicus, 1303]
libero - Tr: asat etermen, asat ettim (...) liber homo - Tr: asat kisi

Fa āzād آزاد zserbest, özgür << OFa āzāt 1. soylu, asil, toprak sahibi asilzade sınıfına mensup kimse, 2. köle olmayan, özgür ≈ Ave zāy- salmak

Benzer sözcükler: azadi, azatlık

Bu maddeye gönderenler: azade, serazat


13.04.2015
azgın

TTü az- +gIn

azı

<< ETü azıġ köpek dişi, yırtıcı hayvan dişi ETü az- +I(g)

azık

<< ETü azuk yol için alınan yiyecek, erzak

azınlık

YTü *azın +lIk

azil

Ar ˁazl عزل z [#ˁzl faˁl msd.] ayırma, uzaklaştırma, görevden alma Ar ˁazala عَزَلَ zayırdı, uzaklaştırdı