azerbaycan tv

azamet

Arapça ˁẓm kökünden gelen ˁaẓama(t) عَظَمَة z "aşırı derecede büyük olma, muazzam olma, yücelik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁaẓuma عَظُمَ z "aşırı büyük idi, muazzam idi" fiilinin faˁala(t) vezninde masdarıdır.

azami

Arapça ˁẓm kökünden gelen aˁẓam أعْظَم z "daha büyük, en büyük" sözcüğünden türetilmiştir. Arapça sözcük Arapça ˁaẓīm عَظيم z "büyük, ulu" sözcüğünün afˁal vezninde kıyas halidir.

azap

Arapça ˁḏb kökünden gelen ˁaḏāb عذاب z "acı, eziyet, sıkıntı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁaḏaba عذب z "engel oldu, sıkıntı verdi" fiilinin faˁāl vezninde türevidir.

azar

Farsça ve Orta Farsça āzār آزار z "incitme, eziyet, acıtma" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça āzartan, āzār- "(birini) incitmek, acı vermek" fiilinden türetilmiştir. Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde zar- "canını sıkmak, üzmek" fiili ile eş kökenlidir.

azat

Farsça āzād آزاد z "serbest, özgür" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça āzāt "1. soylu, asil, toprak sahibi asilzade sınıfına mensup kimse, 2. köle olmayan, özgür" sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde zāy- "salmak" fiili ile eş kökenlidir.

azgın

Türkiye Türkçesi az- fiilinden Türkiye Türkçesinde +gIn ekiyle türetilmiştir.

azı

Eski Türkçe azıġ "köpek dişi, yırtıcı hayvan dişi" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe az- fiilinden Eski Türkçe +I(g) ekiyle türetilmiştir.

azık

Eski Türkçe azuk "yol için alınan yiyecek, erzak" sözcüğünden evrilmiştir.

azınlık

Yeni Türkçe yazılı örneği bulunmayan *azın sözcüğünden Yeni Türkçe +lIk ekiyle türetilmiştir.

azil

Arapça ˁzl kökünden gelen ˁazl عزل z "ayırma, uzaklaştırma, görevden alma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁazala عَزَلَ z "ayırdı, uzaklaştırdı" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.

azim1

Arapça ˁzm kökünden gelen ˁazm عزم z "kararla bir hedefe yönelme" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁazima عَزِمَ z "yöneldi, yola koyuldu" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.