buke

buhur

Ar baχūr/buχūr بَُخُور z [#bχr faˁūl ] tütsü

buhurdan

Fa baχūrdān بخوردان ztütsü kabı

buji

Fr bougie 1. kandil yapımında kullanılan balmumu [esk.], fitilli mum (aydınlatma aracı), 2. a.a. öz Bougie Cezayir'de eskiden balmumu ihraç eden bir liman, Becaya

bukağı

<< ETü bukaġu hayvanlara vurulan köstek, pranga ETü buka boğa +AgU

bukalemun

Ar bū ḳalamūn بو قلمون z«kalemun babası», bir tür sürüngen § Ar بو zbaba EYun χamailéōn χαμαιλέων z«bodur aslan», bukalemun (§ EYun χamaí χαμαί zyere ya da toprağa yakınlık bildiren, toprak (<< HAvr *ghm-ai toprağa (dativ) ) EYun léōn λέων zaslan )

buke

"güzel koku, rayiha (özellikle şarapta)" [RHKaray <1960]
berrak değildir ama kokuludur, bukesi enfestir

Fr bouquet 1. çalı yumağı, çiçek demeti, 2. çiçek rayihası, 3. şarap rayihası << EFr bosquet [küç.] çalılık EFr bosc orman Ger << HAvr *busk- çalılık, orman

Bu maddeye gönderenler: buket, obua


01.01.2011 den önce
buket

Fr bouquette [küç.] küçük çiçek demeti Fr bouquet çiçek demeti +et°

bukle

Fr bouclé [pp.] tokalı, halkalı Fr boucle toka << Lat buccula [küç.] miğferin çene kayışı Lat bucca ağız +ul°

buklet

İng booklet kitapçık İng book kitap << Eİng bôk a.a. Ger *bôk-s tablet, levhası

bul|mak

<< ETü bul- 1. nail olmak, edinmek [geçişsiz fiil], 2. bulmak [geçişli fiil]

bula|mak

<< ETü bulġa- 1. karıştırmak, bulandırmak, 2. (su) kaynamak