bur|mak

bumerang

İng boomerang Avustralya yerlilerine özgü helezoni kesimli çubuk Avustral

buna|mak

≈ ETü muŋa- hastalanmak, sıkıntı çekmek ETü buŋ/muŋ hastalık, sıkıntı, aptallık +(g)A-

bunal|mak

ETü buŋ hastalık, sıkıntı, ıstırap +Al-

bungalov

İng bungalow hafif yazlık ev Gucarati bangalo «Bengalli», Bombay'de Bengalli göçmen işçilerin kulübelerine verilen ad öz Bengal Hindistan'da bir ülke

bunker

Alm Bunker yer altında beton sığınak İng bunker 1. gemilerde kömür deposu, 2. golf alanında kum çukuru

bur|mak

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ol yançuk aġzı bürdi [torbanın ağzını burdu/büzdü], bitik bürüldi [kitap büküldü, kıvrıldı] TTü: [ Gülşehri, Mantıku't-Tayr, 1317]
İy Süleymān şol kopuzun kılını bur/bür بور kim ögrenelüm bu kuşlar dilini TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
burmak: Torquere (...) kol burmak, kulağın burmak (...) burma: Cochlea.

<< ETü bür- bükmek, büzmek, sıkmak << ETü *bügür- ETü bük- sıkılmak, boğulmak [geçişsiz fiil]

Not: Kaşgarî'de fiil ince sesli olarak gösterildiği halde buruş- "buruşmak", burkur- "büzülmek", burkı "buruşuk" gibi türevleri kalın seslidir. TTü kısmen anlam ayrışmasına uğramış olarak bur-, büz- ve bürü- biçimleri kullanılır.

Benzer sözcükler: burdurmak, burma, buruk, burulmak, burulgan, sarığı burma


22.07.2015
bura

ETü bu işaret sıfatı +rA

buram

TTü bur- döndürmek, kıvırmak

burcu

<? TTü bur- döndürmek, kıvırmak

burç

Ar burc برج z [fuˁl ] 1. kule, hisar, 2. zodyak üzerindeki 12 yıldız kümesinin her biri Aram burgā ברגא z1. kule, 2. yolcular için durak yeri, menzil EYun pýrgos πύργος zkule << HAvr *bhrgh- yüksek yer, kule HAvr *bhergh- korumak

burçak

<< ETü burçak 1. bezelye tanesi veya bezelyegillerden bir bitki, 2. ter damlası