edebiyat

ecnebi

Ar acnabī أجنبى z [#cnb nsb.] dışarılı, yabancı Ar acnab أجنب z [afˁal kıy.] Ar canb [faˁl ] yan, dış

ecrimisil

§ Ar acr أجر zücret, parasal karşılık Ar miṯl مثل zbenzer, eş

ecza

Ar aczāˀ أجزاء z [#czA afˁāl çoğ.] birimler, unsurlar, bileşenler Ar cuzˀ جزء z [t.] birim, unsur

eda

Ar adāˀ أداء z [#Ady faˁāl msd.] 1. yapma, edim, ediş, yerine getirme, bir borcu ödeme, 2. yapış biçimi, tarz, şive

edat

Ar adāt أدات z [#Adw mr.] araç, gereç, dilbilgisinde bağımsız anlamı olmayan kelime parçacığı

edebiyat

YO: [ Zenker, Türkisch-Arabisch-Persisches Handwörterbuch, 1866]
ادبيّات edebiyāt: tout ce qui appartient aux bonnes moeurs etc. | Аlles was zur Вildung gehört. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ˁulūm-ı edebīye (...) edebiyāt

Ar adabīyāt أدبيّات z [çoğ.] edeb literatürü, kültüre ilişkin her şey Ar adabī أدبى z [nsb.] edebe ilişkin +āt Ar adab أدب z [#Adb faˁal t.] 1. görgü, terbiye, kültür, 2. yaşam tarzına ilişkin hikaye ve gözlemlerden oluşan ve Arapçada 8. yy'dan itibaren yaygınlaşan yazı türü

 edep

Not: Edeb "kültür, kültivasyon" Ortaçağ İslam kültürünün temel kavramlarından biri olduğu halde, edebiyāt deyimi modern çağa ait görünüyor.

Benzer sözcükler: edebî, edebileşmek, edebileştirmek, edebiyat yapmak, edebiyatçı


11.03.2018
edep

Ar adab أدب z [#Adb faˁal msd.] görgü, terbiye ≈ Ar adaba أدب zkonuk ağırladı, terbiyeli ve kültürlü idi

edevat

Ar adawāt أدوات z [#Adw çoğ.] gereçler Ar adā(t) أداة z [t.] araç, gereç

edik

<< ETü etük ayakkabı, çizme ETü ét- yapmak, imal etmek +Uk

edilgen

TTü edil- +(g)An

edim

TTü et- +Im