efsun

eflak

Ar aflāk أفلاك z [#flk afˁāl çoğ.] felekler Ar falak [t.] çark, özellikle gök kürenin çarkı

eflatun

öz (Ar) aflātūn/falātūn أفلاتون/فلاتون zYunan filozofu Platon (MÖ 429-347) öz (EYun) Platōn πλατων za.a.

efor

Fr effort [dev.] çaba, gayret Fr efforcer [den.] kuvvet harcamak, çaba göstermek Fr e(x)+ force kuvvet

efrat

Ar afrād أفراد z [#frd afˁāl çoğ.] bireyler Ar fard فرد z [t.] birey

efsane

Fa afsāna أفسانه zanlatı, destan ≈? Ave *apa-saŋha (bir şeyden) söz etme Ave apa+ saŋha öğreti, anlatı, deyiş Ave sāh- söylemek, demek (Kaynak: Barth sf. 1575)

efsun

[ Kutadgu Bilig, 1069]
afsunçılar / bu yil yeklig igke bu ol emçiler [efsuncular, cin ve şeytanlı hastalıkları tedavi ederler]

Fa afsūn/fisūn أفسون/فسون zbüyü, sihir Fa afsūdan, afsāy- أفسودن, أفساى zbüyülemek ≈ Fa afsāna masal, mitos

 efsane

Benzer sözcükler: efsunlamak, efsunlanmak, efsunlu

Bu maddeye gönderenler: füsun


18.08.2015
EFT

TTü elektronik fon transferi bankalararası bir ödeme sistemi

egale

Fr égaler [den.] eşitlemek Fr égal eşit << Lat aequalis Lat aequus eşit, adil +al°

egemen

EYun ʰēgemōn ἡγεμών zönder, lider, şef EYun ʰēgéomai ἡγέομαι zöncü olmak, yol göstermek

ego

Lat/EYun ego εγο zben (birinci tekil şahıs zamiri) << HAvr *eg a.a.

egoizm

Fr égoïsme bencillik İng egoism (İlk kullanım: Joseph Addison, İng. şair (1672-1719), "hep kendinden sözeden" anlamında.) Lat/EYun ego ben +ism°