haşla|mak

haşır1

Ar ḥaşr حشر z [#ḥşr faˁl msd.] 1. toplanma, kalabalık etme, 2. mahşer, kıyamet Ar ḥaşara حشر z(kalabalık) toplandı, kaynaştı

haşır2

onom sert sürtünme sesi

haşin

Ar χaşīn خشين z [#χşn faˁīl sf.] sert, kaba Ar χaşuna خَشُنَ zkaba saba idi

haşiv

Ar ḥaşw حشو z [#ḥşw faˁl msd.] dolma, doldurma Ar ḥaşā حشا zdoldurdu, tıktı

haşiye

Ar ḥāşiya(t) حاشية z [#ḥşw fāˁila(t) sf. fem.] 1. dolgu, eklenti, 2. kumaşın kenar süsü, marj, sayfa kenarı notu Ar ḥaşā حشا zdoldurdu

haşla|mak

ETü: aşlamak "yemek pişirmek" [ Uygurca Budist metinler, <1000]
yérde yatıp yokaru turġalı, aş aşlağalı unamadı TTü: haşlamak [ Hızır Paşa, Müntehab-ı Şifa, <1400]
iki kez χaşlayalar sirke ve χardal koyalar "... azarlamak" [ Sermet Muhtar Alus, Eski Çapkın Anlatıyor, 1934]
Suat Lebibi haşlıyordu: "Yabancı ve şık bir kadının karşısında, bu ne bayağı muamele, ne âdi ağız, Lebip!"

<<? ETü aşla- yemek yapmak veya yemek ETü āş yemek +lA-

 

Not: Sonradan türeyen /h/ sesinin kaynağı açık değildir. Erm χaş- "suda kaynatarak pişirmek, haşlamak" fiiliyle benzerliği tesadüfi olmalıdır.

Benzer sözcükler: haşlak, haşlama, haşlanmak


06.09.2017
haşmet

Ar ḥaşma(t) حشمة z [#ḥşm faˁla(t) msd.] maiyet ve erkân sahibi olma, itibar, tantana ≈ Ar ḥaşam حشم zköleler, maiyet, taallukat Ar ḥaşama dili tutuldu, epsem oldu, (hayvan) tasma takıldı

haşmetmeap

§ Ar ḥaşma(t) حشمة zerkân ve rical sahibi olma, tantana, saltanat Ar maˀāb مآب z [#Awb mafˁal iz/m.] sığınak, sığınılan yer, melce Ar āba geri döndü, sığındı

hat

Ar χaṭṭ خطّ z [#χṭṭ faˁl msd.] 1. çizgi, çizik, 2. yazı ≈ Akad χaṭāṭu çizmek, çentmek, taşa yazmak

hata

Ar χaṭāˀ خطاء z [#χṭA faˁal msd.] yanlış, günah İbr/Aram χāṭā, χeṭˀā, χeṭyāyā חָטָא z [#χṭy] a.a. ≈ İbr χiṭˀā חֵטְא z [#χṭ] a.a. ≈ Aram χiṭā [#χṭ] çizgi, çizik, hat

hatchback

İng hatchback arka kapısı yukarıya doğru açılan otomobil modeli § İng hatch kapı içinde kapı, küçük kapı, ambar kapağı İng back arka