halk1

halihazır

§ Ar ḥāl حال zdurum Ar ḥāḍir حاضر zşimdiki

halik

Ar χāliḳ خالق z [#χlḳ fāˁil fa.] yaratan, Allahın sıfatlarından biri Ar χalaḳa خلق zyarattı

halim

Ar ḥalīm حليم z [#ḥlm faˁīl sf.] yumuşak huylu Ar ḥaluma حَلُمَ zyumuşadı

halis

Ar χāliṣ خالص z [#χlṣ fāˁil fa.] arı, saf, temiz Ar χalaṣa خلص zarındı, kurtuldu

halita

Ar χalīṭ خليط z [#χlṭ faˁīl sf.] karışık Ar χalaṭa خَلَطَ zkarıştırdı

halk1

[ Kutadgu Bilig, 1069]
yula erdi χalḳḳa ḳaraŋḳu tüni [ışık idi halka karanlık gecede] [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
cümle χalḳuŋ ādemīdür yigregi [tüm yaratılmışların en hayırlısı insandır]

Ar χalḳ خلق z [#χlḳ] herhangi bir insan topluluğu, ahali ≈ Aram χelḳā חֶלְקָא z [#χlḳ] pay, bölük, kısım Aram χālaḳ חלק zpay etmek, bölmek

 halk2

Not: χalaḳa fiilinin “pay etme” anlamı Arapçada mevcut değildir. Aramice sözcük EYun dēmos "1. pay, bir yana ayrılan kısım, 2. halk, ahali" deyiminin tam çevirisidir.

Benzer sözcükler: halkçı, halkevi, halkoyu


21.09.2017
halk2

Ar χalḳ خلق z [#χlḳ faˁl msd.] yaratma, yaratış Ar χalaḳa خلق zyarattı ≈ Aram χālaḳ חלק z [#χlḳ] pay etme, düzeltme, düzenleme

halka

Ar ḥalḳa(t) حلقة z [#ḥlḳ faˁla(t) mr.] yüzük, halka, zincir baklası

hallaç

Ar ḥallāc حلّاج z [#ḥlc faˁˁāl mesl.] pamuk atıcı Ar ḥalaca حلج zözel değneği ile pamuk attı (Kaynak: Lane sf. I.626)

halojen

Fr halogène 1. kimyada klor ve benzeri elementler grubu, 2. bu gruptan gazları kullanan lamba (İlk kullanım: Jakob Berzelius, İsv. kimyacı (1779-1848).) § EYun ʰáls, halo- ἁλς, ἁλο- ztuz (<< HAvr *sal-d- a.a. ) EYun genḗs, genēt- γενής, γενητ- zdoğuran

halt

Ar χalṭ/χilṭ خَلْط z [#χlṭ faˁl msd.] 1. karışım, karıştırma, 2. eski tıpta insan bünyesini belirleyen dört maddenin her biri Ar χalaṭa خَلَطَ zkardı