Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi

hipotermi

hipokaust

İng hypocaust Alm Hypokaust antik mimaride yer altından ısıtma sistemi EYun ʰypókauston ὑπόκαυστον, za.a. § EYun ʰypó alt EYun kaíō, kau- καίω zyakmak << HAvr *kāu- a.a.

hipokondri

Fr hypochondrie hastalık hastalığı, semptomu olmayan hastalık duygusu EYun ʰypoχóndrion ὑποχόνδριον z [n.] göğüs kemiğinin altı ile mide arasındaki bölge, bu bölgede yoğunlaşan kaynağı belirsiz sancı, dalak ağrısı § EYun ʰypó ὑπό zalt EYun χóndros χόνδρος zkıkırdak, göğüs kemiğinin alt ucu +ion

hipopotam

Fr hippopotame su aygırı EYun ʰippopótamos ἱπποπόταμος z«nehir atı», a.a. § EYun ʰíppos ἱππος zat EYun potamós ποταμός znehir

hipotalamus

YLat hypothalamus beyin merkezinde bulunan badem şeklinde organ (İlk kullanım: 1893 W. His, Alm. tabip.) § EYun hypo+ alt, altında EYun thálamos θάλαμος zhücre, odacık, evin iç odası

hipotenüs

Fr hypoténuse dik üçgende dik açının karşısındaki kenar EYun ʰypoteínousa ὑποτείνουσα z«alt gergi», a.a. EYun ʰypoteínō ὑποτείνω zaltına germek +ousa § EYun ʰypó ὑπό zalt EYun teínō, ton- τείνω, τον- zgermek

hipotermi

[ Milliyet - gazete, 1955]
Bu dondurma ameliyesinin hasta üzerine tatbikinden kısa bir müddet sonra 'hipotermiya'nın yani "düşük sıcaklığın" emmareleri kendini göstermeye başlar.

Fr hypothermie İng hypothermia normalden düşük vücut sıcaklığı

Benzer sözcükler: hipotermik


20.03.2015
hipotez

Fr hypothèse varsayım EYun ʰypothésis ὑποθέσις z«alta koyma», temel, zemin, argümanın hareket noktası, varsayım § EYun ʰypó ὑπό zalt EYun títhēmi, the- τίθημι, θε- zkoymak +sis

hippi

İng hippie/hippy modaya uyan kimse, 1960'larda yaygınlaşan bir yaşam tarzına uyan kimse (İlk kullanım: 1965 ABD.) İng hip son moda, gözde

hipster

İng hipster modaya uyan genç, 2000'lerde ortaya çıkan bir akıma uygun giyinen kimse § İng hip moda İng youngster genç

hirfet

Ar ḥirfa(t) حرفة z [#ḥrf fiˁla(t) msd.] meslek, sanat, lonca mensubiyeti Ar ḥarafa حرف zsanat veya meslek icra etti, geçimini temin etti

his

Ar ḥiss حِسّ z [#ḥss fiˁl msd.] duyma, duygu, duyu Ar ḥassa حَسَّ zduydu