Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi

küre2

kürar

Fr curare Güney Amerika yerlilerinin ok uçlarında kullandığı zehir İsp curaré a.a. Karib

küratör

Fr curateur İng curator yeddiemin, korunması için bir malın teslim edildiği kimse Lat curator bir işe gözkulak olan kimse Lat curare bakmak, gözkulak olmak, tedavi etmek +()tor

kürdan

Fr cure-dent «diş temizler», diş temizleme çıtası § Fr curer ihtimam göstermek, temizlemek (<< Lat curare bakmak, gözkulak olmak ) Fr dent diş (<< Lat dens, dent- a.a. )

küre|mek

<< ETü küri- toprak eşelemek

küre1

Ar kurra(t) كرّة z [#krw fuˁla(t) mr.] top

küre2

[ Codex Cumanicus, 1303]
fosina [metal eritme fırını] - Fa & Tr: χura

Ar kūra(t) كورة z [#kwr fuˁla(t) mr.] körük, demir eritme düzeneği, demir fırını


19.08.2014
kürek

<< ETü kürgek küreme aleti ETü küri- eşmek, kazımak +(g)Ak

küriyum

YLat curium radyoaktif bir element (İlk kullanım: 1944 Glenn T. Seaborg, Ralph A. James, Albert Ghiorso, Amer. fizikçiler.) öz Marie Curie Polonya asıllı Fransız kimyacı (1867-1934) +ium

kürk

<< ETü kürk hayvan postu

kürsü

Ar kursī كرسى zsandalye, taht Aram kūrsayā כרסא/כרסיא za.a. Akad kussū a.a. ~? Sumer guzza a.a. (Kaynak: Jeffery sf. 249)

kürtaj

Fr curetage bıçakla kazıma şeklinde cerrahi müdahale Fr curette cerrahide yara temizleme bıçağı +age Fr curer tedavi etmek +et°