küskü

kürk

<< ETü kürk hayvan postu

kürsü

Ar kursī كرسى zsandalye, taht Aram kūrsayā כרסא/כרסיא za.a. Akad kussū a.a. ~? Sumer guzza a.a. (Kaynak: Jeffery sf. 249)

kürtaj

Fr curetage bıçakla kazıma şeklinde cerrahi müdahale Fr curette cerrahide yara temizleme bıçağı +age Fr curer tedavi etmek +et°

kürtün

?

küs|mek

<< ETü-O küs- gücenmek

küskü

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
közegü [ateş karıştırmakta kullanılan maşa] TTü: [ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
küskü (Malatya, Dinar, Kırşehir): ağır bir nesneyi kımıldatmak için kalın ağaçtan veya demirden yapılan manivela.

<< ETü közegü maşa ETü köze- köz karmak +gU ETü köz +(g)A-

 köz

Not: Anadolu ağızlarında gözgü, köseği, körsegü, kösregi, kösengi biçimleri kullanılır. Dinç sf. 328-329.

Benzer sözcükler: gözgü, körsegü, köseği, kösengi, köskü


13.12.2015
küspe

Fa kusba كسبه zyağı çıkarılmış susam posası Aram kuspā כספא za.a. Akad kuspu susam, üzüm, zeytin vb. posası

küstah

Fa gustāχ گستاخ zemin, kendine güvenen << OFa vistāχ a.a. ≈ Ave *vi-stāka- karşı-duran, direnen Ave vi+ stā- durmak

küsuf

Ar kusūf كسوف z [#ksf fuˁūl msd.] güneş tutulması Ar kasafa كَسَفَ zkesmek, güneş tutulmak

küsur

Ar kusūr كسور z [#ksr fuˁūl çoğ.] kırıklar, aritmetikte kesirler Ar kasr كسر z [t.] kırık, kırıntı

küşat

Fa guşād گشاد zaçma, açış, açılış Fa guşādan گشادن zaçmak << OFa vişatan a.a.