kadayıf

kadana

Mac katona süvari, atlı asker

kadans

Fr cadence müzikte gerilim düşmesi İt cadenza düşüş İt cadere düşmek +entia Lat cadere düşmek, ölmek << HAvr *kad- düşmek

kadar

Ar ḳadar قَدَر z [#ḳdr faˁal ] nicelik, ölçü, değer ≈ Ar ḳadr a.a.

kadastro

Fr cadastre gayrımenkul ölçüm çizelgesi İt catastico a.a. EYun katástiχon κατάστιχον zsıralama, cetvel, çizelge EYun kata+ stíχos στίχος zsatır, sıra, mısra (EYun steíχō στείχω zdizmek, dizilmek, sıralanmak << HAvr *steigh- a.a. )

kadavra

İt cadavere tıbbi amaçla kullanılan ceset Fr cadavre ceset << Lat cadaver a.a. Lat cadere düşmek, ölmek

kadayıf

"tel kadayıfı" [ anon., Câmiü'l-Fürs, 1501]
kaṭāif "... ekmek kadayıfı" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
kaṭāif

Ar ḳaṭāˀif قطائف z [#ḳṭf faˁāˀil çoğ.] ince hamurdan yapılmış tatlı, baklava Ar ḳaṭīfa(t) قطيفة z [t.] hav, kırpıntı, sütün yüzeyinden alınan kaymak

 kadife


28.08.2014
kadeh

Ar ḳadaḥ قدح z [#ḳdḥ faˁal ] içki tası, bardak

kadem

Ar ḳadam قدم z [#ḳdm faˁal ] 1. ön, öncelik, 2. adım, ayak

kademe

Ar ḳadama(t) قدمة z [#ḳdm faˁala(t) mr.] basamak Ar ḳadama قدم zadım attı, ayak bastı

kader

Ar ḳadar قَدَر z [#ḳdr faˁal ] 1. ölçme, değer biçme, 2. ilahi kudret, alın yazısı ≈ Ar ḳadara قَدَرَ zölçtü, ölçüştü

kadı

Ar ḳāḍi قاضٍ z [#ḳḍy fāˁil fa.] yargıç Ar ḳaḍā قضا zyargıladı