Sözlerin Soyağacı - Çağdaş Türkçenin Etimolojik Sözlüğü
Detaylı Arama
Dört arama alanının birini veya birkaçını kullanabilirsiniz. Maddebaşı aramasında başa veya sona * koyup kelime parçası arayabilirsiniz. Tanımlar ve Köken aramasında yıldız kullanmayın. Tek harf aramayın. Köken aramasında basit harfler uzatmalı, vurgulu, aksanlı, noktalı vb. harfleri de bulur.
Maddebaşı
Tanımlar
Dil
Köken
Simgeler, kısaltmalar
Sözlükte kullanılan simge ve kısaltmaların listesi için tıklayın.
Simgeler Kapat
En erken örnekler Kapat
Dil adları Kapat
Gramer notları Kapat

Bu siteden yararlandınız mı?
Daha fazlası için Sözlerin
Soyağacı
'nı satın alın. Tıklayın...

Diğer Nişanyan siteleri:
• Index Anatolicus
• Taraf - Kelimebaz yazıları
• Agos Yazıları
• Siyaset ve Tarih Yazıları
• Küçük Oteller Sitesi
• Nişanyan Hotel

Yorumlar
İsim  : 
E-mail  : 
Ciddi yorum ve eleştirileriniz şükranla karşılanacaktır. Lütfen kelime anlamı sormayınız. Lütfen ödev yardımı istemeyiniz. İsim ve email belirtiniz.

kanser

Yeni Arama :
Kelime En erken Türkçe örnek Köken
 kani AşP, GülS, İrşM xiv   Ar ḳāniˁ قانع [#ḳnˁ fa.] kanan, yetinen, kanaat getiren → kanaat  
 kaniş Özön 1961   Fr caniche bir köpek cinsi Fr cane ördek

● Suda iyi yüzdüğü için.
 
 kanka xx/c   Çing konka yakın arkadaş, yoldaş  
 kano Bah 1924   Fr canot ağaç kabuğundan oyulmuş kayık İsp canoa a.a. Karib

● Batı dillerine Kristof Kolomb tarafından taşınmıştır.
 
 kanon Özön 1961   Fr canon 1. kilise yasası, 2. ilahilere özgü bir koro tekniği << OLat canon yasa, özellikle kilise yasası EYun kanōn κανων 1. kargı, çıta, cetvel, 2. kural, yasa EYun kánna κάννα kamış, kargı Aram ḳanyā קניא a.a. → kanasta  
 kanser TDK 1955   Lat cancer 1. yengeç, 2. ur, tümör ALat *carcr-os yengeç << HAvr *kar-kr-o- a.a. HAvr *kar- sert, kabuk? → karsinoma

● Latince sözcüğün tıbbi kullanımı EYun karkínos (1. yengeç, 2. ur, tümör, kanser) çevirisidir.
 
 kanserojen TDK 1998   Fr cancerogène kansere yol açan (madde) → kanser, +jen1  
 kant bir tür şekerli içecek  Ar ḳand قند şeker kamışından elde edilen külçe şeker, şekerleme (OFa kand a.a. ) Sans khanḍava/khanḍu a.a. Drav kanṭu külçe

İng candy < sugar candy (şekerleme) sözcüğü 13. yy'da Arapça sukkar ḳandī biçiminden alınmıştır.
 
 kantar KTS xiv   Ar ḳintār قنتار bir tartı birimi, büyük terazi OYun kentinári(on) κεντηνάριον a.a. Lat centenarium yüz librelik tartı birimi (yaklaşık 31 kg) Lat centum yüz → santi+  
 kantarma   Moğ kantarga atın dilini bastırmak suretiyle zaptetmeye yarayan demir araç Moğ kantar- gemlemek, atın dizginlerini sıkıca çekmek  
 kantaron MŞ xv kantariyun   Yun kentávrion << EYun kentaúrion κενταύρειον şifalı bir bitki, centaurium öz (EYun) Kentaúros Yunan mitolojisinde at gövdeli efsanevi varlık

● Mitolojide şifalı otların piri sayılan kentaur Khiron'a atfen. Karş. İng centaury (a.a.).
 
« Önceki Sayfa Sonraki Sayfa »