lavaş

laubali

Ar lā ubālī لا اُبالى zumursamam § Ar لا zolumsuzluk edatı Ar ubālī اُبالى z [#bwl III ] önemserim, umursarım Ar bālā بالَى zönemsedi, dikkate aldı, dert edindi

lav1

Fr lave yanardağ akıntısı (İlk kullanım: 1739 Charles de Brosses, Fr. seyyah ve bilim adamı.) İt (Sic) lava Etna yanardağının akıntısı Ar lāba(t) لابة zvolkanik tüf taşı, lava

lav2 silahı

İng LAW [abb.] İng light antitank weapon hafif anti-tank silahı, bir tür roketatar

lavabo

Fr lavabo 1. Kutsal Perşembe ayininde rahibin ellerini yıkadığı kâse (16. yy), 2. el yıkama leğeni (19. yy) Lat lauabo yıkayacağım Lat lauare yıkamak << HAvr *law-ā- HAvr *leuə- a.a.

lavanta

İt lavanda 1. yıkama gereci, sabun, 2. çiçekleri kozmetik sanayiinde kullanılan bir bitki, lavandula angustifolia İt lavare yıkamak

lavaş

[ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
götürebildügince lavāş girde külīceler biryānlar (...) aldı eve geldi [ Meninski, Thesaurus, 1680]
levāş & levāşe: panis orbicularis tenuis [ince yuvarlak ekmek]

≈ Fa lavāş لواش zyassı ekmek, yufka Aram lawaş/layş לושׁ zhamur (Kaynak: Jastrow sf. 701 & 710.)Aram lwş hamur yoğurmak

Not: Ermenice ve Kürtçede aynı anlamda kullanılan sözcük, nihai olarak Arami/Süryani kültüründen alıntıdır.


10.12.2015
lavman

Fr lavement yıkama, özellikle makattan su vererek kalın bağırsağı temizleme Fr laver yıkamak +ment° << Lat lavare a.a.

lavta

İt lauto bir tür telli çalgı, ud Ar al-ūd الود za.a.

lavuk

Kürd lawik [küç.] oğlan çocuğu Kürd law oğlan, oğul

layemut

Ar lā yamūt لا يَمُوت zölmez, ölümsüz § Ar لا zdeğil Ar yamūt يموت z [#mwt] ölür (geniş zaman eril üçüncü tekil şahıs) Ar māta مَاتَ zöldü

layık

Ar lāˀiḳ لايق z [#lyḳ fāˁil fa.] yakışan Ar lāḳa لاق zyakıştı