Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi

lavta

lav2 silahı

İng LAW [abb.] İng light antitank weapon hafif anti-tank silahı, bir tür roketatar

lavabo

Fr lavabo 1. Kutsal Perşembe ayininde rahibin ellerini yıkadığı kâse (16. yy), 2. el yıkama leğeni (19. yy) Lat lauabo yıkayacağım Lat lauare yıkamak << HAvr *law-ā- HAvr *leuə- a.a.

lavanta

İt lavanda 1. yıkama gereci, sabun, 2. çiçekleri kozmetik sanayiinde kullanılan bir bitki, lavandula angustifolia İt lavare yıkamak

lavaş

≈ Fa lavāş لواش zyassı ekmek, yufka Aram lawaş/layş לושׁ zhamur (Kaynak: Jastrow sf. 701 & 710.)Aram lwş hamur yoğurmak

lavman

Fr lavement yıkama, özellikle makattan su vererek kalın bağırsağı temizleme Fr laver yıkamak +ment° << Lat lavare a.a.

lavta

[ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
laúta: liuto

İt lauto bir tür telli çalgı, ud Ar al-ūd الود za.a.

 ut

Not: 13. yy'da Arap ülkelerinden Avrupa'ya yayılan ud'un Avrupa dillerindeki adıdır. Karş. EFr luth, İng lute. Türkçede aynı enstrümanın İtalyan versiyonunu ifade eder.


10.08.2015
lavuk

Kürd lawik [küç.] oğlan çocuğu Kürd law oğlan, oğul

layemut

Ar lā yamūt لا يَمُوت zölmez, ölümsüz § Ar لا zdeğil Ar yamūt يموت z [#mwt] ölür (geniş zaman eril üçüncü tekil şahıs) Ar māta مَاتَ zöldü

layık

Ar lāˀiḳ لايق z [#lyḳ fāˁil fa.] yakışan Ar lāḳa لاق zyakıştı

layiha

Ar lāyiḥ لايح z [#lwḥ fāˁil fa.] zahir, görünen Ar lāḥa لاح zzuhur etti, görünür oldu, belirdi

laylaylom

ünl anlamsız şarkı sözü