mankafa

manika

İt manica 1. giysi yeni, 2. gemilerde ambar bacası << Lat manica yen

manikür

Fr manucure el ve özellikle tırnak bakımı § Lat manus el Lat cura bakım

manipüle

Fr manipuler [den.] elle düzenlemek, el aleti kullanmak Lat manipulus [küç.] ele sığan şey § Lat manus el +ul° Lat plēre doldurmak

manita

İt mantenuta [pp. fem.] besleme (kadın), metres İt mantenere bakmak, beslemek, korumak, elinde tutmak << OLat *manutenēre § Lat manu [abl.] elde Lat tenere tutmak

manivela

İt manovela kabza, elle çalıştırılan makara << Lat manualis elle yapılan, el aleti

mankafa

[ Mercimek Ahmed, Kâbusname terc., 1432]
Tatarıŋ çün nazar idesin başı mank ve yüzi yassı ve gözleri kiçicük ve burnı etli ve dudak ve dişleri çirkīn olur. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
mankafa: Türkîde man, mank: iri koca başlı şey. Şaşkın, hayran. Mankafa adam: koca baş, sersem.

<< TTü mank kafa TTü mank basık (özellikle kafa) <? TTü man- banmak, bastırmak +Uk

 ban-

Benzer sözcükler: mankafalaşmak

Bu maddeye gönderenler: mankurt


12.09.2017
manken

Fr mannequin 1. yapay insan, terzi korkuluğu, 2. giysi tanıtan kişi Hol manneken [küç.] adamcık Hol man adam, insan << Ger *manniz a.a.

mankurt

Kırg mankurt Kırgız yazar Çingiz Aytmatov'un Kırım Karıtar Bir Kün (Gün Olur Asra Bedel, 1980) adlı romanında sözü edilen efsanevi varlık ETü kurt

mano

~? İt mano el << Lat manus el

manolya

YLat magnolia iri beyaz çiçekli bir ağaç öz Pierre Magnol Fransız botanikçi (1638-1715) +ia

manometre

Fr manomètre gaz basıncı ölçen araç (İlk kullanım: 1705 Pierre Varignon, Fr. matematikçi ve mucit.) § EYun manós μανός zdüşük yoğunluklu, seyrek EYun métron μέτρον zölçü