nekre

nehari

Ar nahārī نهارى zgüne ait, günlük Ar nahār نهار z [#nhr] gündüz ≈ Aram nəhar נְהַר z [#nhr] ışıma, aydınlık olma

nehir

Ar nahr نهر z [#nhr faˁl msd.] akarsu, ırmak ≈ Aram nəhar נהר z [#nhr] a.a. ≈ İbr nāhār נהר za.a. ≈ Akad nahru a.a.

nekahet

Ar naḳāha(t) نقاهة z [#nḳh fiˁāla(t) msd.] hastalıktan iyileşme Ar naḳaha نقه ziyileşti

nekes

Fa nākas ناكس z1. hiç kimse, 2. alçak, hor, avam, seçkin olmayan kişi Fa nā+ kas كس zkişi

nekr(o)+

Fr nécro+ İng necro+ [bileşik adlarda] ölü EYun nekrós νεκρός zölü, ceset << HAvr *nek-ro- HAvr *nek-1 ölüm

nekre

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
nekre: müphem, belirsiz, gayri muˁarref [tanımsız] [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
nekre: 1. Nahv-ı Arabīde ismin maˁrūf ve medlūlü muˁayyen olmaması [anlamının belirsiz olması], 2. tr. [Türkçede] garib ve tuhaf fıkra [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
nekre: hoş davranış ve beklenmedik sözleri dolayısıyla arkadaşlığı aranan kimse

Ar nakra(t) نكرة z [#nkr faˁla(t) mr.] bilinmeyen şey, belirsizlik Ar nakara نكر zbilmedi, inkâr etti

Not: 20. yy'da beliren Türkçe güncel anlamı muhtemelen nekregû "üstü kapalı sözler söyleyen kimse" deyiminden türemiş olmalıdır. Galat-ı fahiştir.


30.09.2014
nekrofil

Fr nécrophile ölü sevici

nekropol

Fr nécropole ölüler kenti, antik mezarlık EYun nekrópolis νεκρόπολις za.a.

nekroz

Fr nécrose doku veya hücre ölümü EYun nekrósis νεκρόσις zölüm hali EYun nekróō νεκρόω zölmek +sis

nektar

Fr néctar çok leziz içki, çiçek veya meyve özü EYun néktar νέκταρ ztanrıların ölümsüzlük içkisi, ab-ı hayat İbr/Aram *yayin niḳṭar יינ נקטר zreçineli şarap İbr niḳṭar נקטר zreçinelendirilmiş, tütsülenmiş İbr/Aram ḳāṭar קטר zhalkalandı, dumanı tüttü

nektarin

İng nectarine bir tür havsız şeftali <? İng nectar mitolojide tanrıların içeceği, meyve veya çiçek özü +in°