para

para

"Osmanlı devletinde 16. yy veya daha önce çıkarılan, akçeden büyük gümüş sikke" [ Osmanlı Kanunnameleri, <1520]

Fa pāra پاره zödül, para << OFa pārag ödül, para OFa pār ödünç, borç (Kaynak: D-M sf. 259)≈ Ave pāra- a.a. (Kaynak: Barth sf. 851-852, 889)Ave par- ödemek, öteye geçmek, öte << HAvr *per- 1. öteye geçmek, 2. ödemek (Kaynak: Pokorny sf. 816-817)

 per+

Not: Farsça sözcük pāra "pare, pay" ile eşsesli olup nihai olarak aynı Hintavrupa köküne dayanır. Ancak anlam ayrışması muhtemelen Indo-Aryan dillerinin ayrışmasından önceki zamana aittir. • HAvr *per- "ödemek, ödül" fiil kökü ile *per "öte, ileri" edatı eşkökenlidir. Türkçede aynı anlam bağı ödemek fiili ile öte edatı arasında bulunur. • Aynı HAvr kökünden Lat pretium "ödül, fiyat" > İng price "fiyat" ve prize "ödül".


09.10.2017
para+2

Fr para+ [bileşik adlarda] yardım eden, hazırlayan, koruyan Fr parer yardım etmek, hazırlamak, tedarik etmek << Lat parare a.a.