Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi

peri

perforasyon

Fr perforation delik, delme Lat perforare delmek, delik açmak +()tion Lat per+1 forare a.a. << HAvr *bhor-ā- HAvr *bher-2 a.a.

performans

Fr/İng performance icraat İng perform icra etmek, gereğini yerine getirmek +entia EFr parformer «usulüne göre yapmak», a.a. Lat per+1 forma

pergel

Fa pargār پرگار zdaire çizme aygıtı ≈ Ave per+2 pairi-kāra- çevre-eden

pergola

İt pergola çardak, özellikle üstü sarmaşıkla kaplı koridor şeklinde geçit << Lat pergula [küç.] çatı saçağı, sbalkon, sundurma Lat pergere ileri çıkmak, devam etmek +ul°

perhiz

Fa parhīz پرهيز zyemekten ve diğer zevklerden sakınma Fa parhīχtan, parhīz- پرهيختن, پرهيز zperhiz etmek << OFa parχişt-, parχēz (birinin) yanında veya etrafında durmak, kulluk etmek, tapmak (Kaynak: D-M sf. 281)

peri

[ Kutadgu Bilig, 1069]
kanı ol perī kuş bu yalŋuk öze [ İbni Mühenna, Lugat, <1310]
pari: al-cinn

Fa parī/parrī پرى/پرّى zbir efsane varlığı, cin << OFa parīk a.a. Ave pairikā- «yanında duran», Zerdüşt inancında iyi ruh, peri Ave pairi yan, etraf

 per+


05.10.2017
peridot

İng peridot Fr péridot bir tür yarı değerli taş, krizolit ?

periferi

Fr périphérie İng periphery çevre, etraf, dış kenar EYun periphéreia περιφέρεια zçevresini-dolanan EYun peri+ phérō φέρω ztaşımak +ia

perikard

Fr péricarde kalbi çevreleyen zar EYun perikárdios περικάρδιος zkalbin etrafı EYun peri+ kardía καρδία zkalp

peripatetik

Fr peripatetique 1. dolanan, seyyar, 2. Aristoteles'in felsefi ekolüne mensup EYun peripatetikós περιπατετικός za.a. EYun peri+ patéō πατέω zyürümek

peripeti

Fr peripétie öngörülemeyen olay, kaza (özellikle tiyatroda) EYun peripéteia περιπέτια zani ve tam dönüş, tersine dönüş