Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi

prepozisyon

prens

Fr prince 1. hükümdar, 2. hükümdar oğlu << Lat princeps şef, önder, hükümdar § Lat primus ilk, ön Lat capere, capt- almak

prensdögal

Fr prince de Galles 1. Galler Prensi, 2. Kraliçe Victoria'nın büyük oğlu olan Galler Prensi'nin (7. Edward) moda ettiği siyah-beyaz balıksırtı desenli kumaş

prenses

Fr princesse [fem.] hükümdar kızı veya prens eşi OLat principessa a.a.

prensip

Fr principe ilke Lat principium bir şeyin başı § Lat primus önce Lat capere almak, tutmak +ium

preparat

Alm Präparat önceden hazırlanmış şey, karılmış ilaç Lat praeparatum [pp. n.] a.a. Lat praeparare önceden hazırlamak +()t° Lat prae+ parare hazırlamak

prepozisyon

Fr préposition «öne koyma», gramerde edat Lat praepositio a.a. Lat praeponere öne koymak +()tion Lat prae+ ponere, pos- koymak

 pozisyon


01.10.2017
pres

Fr presse [dev.] 1. basınç, baskı, basım, 2. baskı aleti Fr presser basmak, sıkmak, sıkıştırmak Lat premere, press- basmak, sıkmak << HAvr *prem-, *pres- HAvr *per-4 bastırmak, sıkmak

presbiteryen

İng presbyterian «rahipçi», İngiliz kilisesinde piskopos hiyerarşisini reddeden mezhep EYun presbýter πρεσβύτερ z [kıy.] daha yaşlı kişi, dede, elder, erken Hıristiyanlıkta ihtiyar heyeti mensubu EYun présbys πρέσβυς zyaşlı, önder << HAvr *pres-gʷu- önde-giden

prestij

Fr prestige 1. sihir, göz boyama, tılsım (esk.), 2. itibar Lat praestigium tılsım, sihir, göz boyama Lat praestringere göz bağlamak +ium Lat prae+ stringere, strict- sıkmak, sıkıca bağlamak

presto

İt presto hemen, çabuk, haydi! << Lat praestō hazır, burada, şimdiki durum Lat prae+ stāre durmak

prevantif

Fr préventif önleyici Lat praevenire önlemek, önüne geçmek +()tiv° Lat prae+ venire, vent- gelmek