sahan

sağrak

<< ETü saġrak [küç.] kadeh ETü saġır bir tür şarap kadehi +Ak ≈ Fa sāġar ساغر zşarap kadehi

sağrı

<< ETü saġrı kalın deri, post

saha

Ar sāḥa(t) ساحة z [#swḥ faˁla(t) mr.] avlu

sahabe

Ar ṣaḥaba(t) صحبة z [#ṣḥb faˁala(t) çoğ.] dostlar, özellikle Peygamberin dostları Ar ṣāḥib صاحب z [t.] dost

sahaf

Ar ṣaḥḥāf صحّاف z [#ṣḥf faˁˁāl mesl.] kitapçı Ar ṣaḥīfa(t) صحيفة zyazılı kâğıt, tomar, kitap

sahan

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
sahn, vul. sahan, pl. suhūn: büyük kadeh & ev ortası. Poculum amplum, patera, & medium domūs vel campi [geniş alan, avlu]. Vul. sahan: catinus, et paropsis maior [büyük çanak]

Ar ṣaḥn صحن z [#ṣḥn faˁl ] 1. düz ve geniş kadeh, 2. alan, avlu

 sahn

Not: İkinci /a/ sesi Türkçede türemiştir.

Benzer sözcükler: sahanlık


10.10.2014
sahi

Ar ṣaḥīḥ صحيح z [#ṣḥḥ faˁīl sf.] sağ, sağlam, sağlıklı, gerçek Ar ṣaḥḥa صَحَّ zsağ ve sağlam idi

sahil

Ar sāḥil ساحل z [#sḥl fāˁil fa.] deniz kıyısı Ar saḥala سَحَلَ zyonttu, tıraş etti, erozyon yaptı

sahip

Ar ṣāḥib صاحب z [#ṣḥb fāˁil fa.] 1. yar, arkadaş, 2. efendi, malik, sahip Ar ṣaḥiba صحب zdost idi

sahn

Ar ṣaḥn صحن z [#ṣḥn faˁl msd.] 1. geniş ve yayvan yemek kabı, sahan, 2. düzlük, alan, avlu ≈ Ar sāḥa(t) [#swḥ] düz alan, meydan

sahne

Ar ṣaḥn صحن zsahanlık, düz alan