Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi

sarman

sarkastik

Fr sarcastique acıtıcı bir şekilde alay eden Lat sarcasticus 1. dişiyle et koparan, 2. acı söyleyen, hicveden EYun sarkastikós σαρκαστικός z EYun sarkázō σαρκάζω zköpekler gibi ısırarak et koparmak +istik° EYun sárks σάρξ zet

sarkıntı

TTü sarkın- saldırmak, tecavüz etmek TTü sark- 1. asılı kalmak, sallanmak, 2. saldırmak +(In)tI

sarkıt

TTü sark- +Ut

sarkoma

Fr sarcome İng sarcoma et görünümünde bir tür habis ur EYun sarkóō σαρκόω zete benzemek, etleşmek +ma(t) ≈ EYun sarks, sark- σαρξ, σαρκ- z(kesilmiş) et << HAvr *twrk- HAvr *twerk- kesmek

sarmal

TTü *sarma- +Al

sarman

TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
sarman: Azman. TTü: [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
sarman: Azman, iri. TTü: "kedi adı" [ Cumhuriyet - gazete, 1934]
(Sarman)ın ciğeri, işkembesi, çocukların sütü, efendinin tütünü TTü: "sarı kedi" [ TDK, Türkçe Sözlük, 9. Baskı, 1998]
sarman: (...) 2. Sarı tüylü kedi.

TTü sar- kızmak, dikelmek, kavga etmek +mAn

 sar-2

Not: "Sarı tüylü kedi" anlamı yakın dönemde sarı sözcüğünden kontaminasyon yoluyla türemiştir.


27.02.2015
sarmaş

TTü sarma- dolamak +Iş TTü sarım +(g)A-

sarmaş|mak

<< ETü sarmaş- birbirine dolamak/dolanmak ETü sarma- dolamak, sarmak +Iş-

sarmaşık

TTü sarmaş- birbirine dolanmak +Uk

sarmısak

<< ETü sarmusak/sarumsak/samursak sarmısak

sarnıç

Fa sārinc/sārnīc سارنج zsu deposu