sez|mek

seyyah

Ar sayyāḥ سيّاح z [#syḥ faˁˁāl mesl.] çok seyahat eden, gezgin Ar sāḥa ساح zdolaştı

seyyal

Ar sayyāl سيّال z [#syl faˁˁāl mesl.] çok akıcı, sıvı Ar sāla سال zaktı

seyyanen

Ar siyyān سيّان z [#swy çoğ.] eşitler, eşit olan iki şey Ar siyy سىّ z [t.] eşit, denk +an

seyyar

Ar sayyār سيّار z [#syr faˁˁāl mesl.] gezgin, gezici Ar sāra سَارَ zyürüdü, gezdi, yol aldı

seyyare

Ar sayyāra(t) سيّارة z [#syr faˁˁāla(t) mesl.] gezgin (şey, yıldız), planet Ar sāra سَارَ zyürüdü, gezdi, yol aldı

sez|mek

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ol aŋar sézig sézindi: ẓanna lahu ẓann [ondan kuşkulandı] (...) bu ışıġ aŋar séziktim: ẓannantu hāḍā'l-amr minhu [bu işte ondan kuşkulandım] KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
sezdi: ḥadasa [tahmin etti, hissetti] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
sezmek: zann e., kıyās e. Opinari, putare, conjicere, censere, existimare, discernere. (...) sezinmek: azacik işitmek.

<< ETü *sez- zannetmek, kuşkulanmak, hissetmek

Not: ETü yalın hali kaydedilmemiştir. Ancak karş. Moğ sere- "uyanmak, ayılmak, anlamak, farkında olmak".

Benzer sözcükler: sezdirmek, sezilmek, sezinmek

Bu maddeye gönderenler: serin, sezgi, sezi, sezinle-


04.08.2015
seza

Fa sazā سزا zuygun, layık Fa sazīdan سزيدن zuygun olmak +ā(n) Fa saχtan, saz- uydurmak, artiküle etmek ≈ Ave sak- olabilmek, muktedir olmak

sezaryen

Fr césarienne rahmi kesmek suretiyle yapılan doğum Lat caesura kesme, kırma Lat caedere kesmek +()tura

sezgi

TTü sez- +gU

sezi

TTü sez- +I(g)

sezinle|mek

YTü *sezin +lA- ≈ TTü sezik