sofa

sobe

~? Fr sauvé [pp.] kurtuldu, kurtarıldı Fr sauver kurtarmak << OLat salvare [den.] a.a. Lat salvus sağ, salim, esen, emin

soda

Fr/İng soda 1. külünden soda elde edilen bitki, çöğen otu, saponaria, 2. sodyum karbonat İt soda a.a. Ar sawdā سوّاد zkara şey, kara sıvı, soda ≈ Ar aswad سواد/أسود zkara

sodomi

İng sodomy Fr sodomie her türlü anormal cinsel ilişki, özellikle anal ilişki OLat sodomia a.a. İbr Sodōm סְדוֹם zTevrat'a göre sapıklığa meylinden dolayı Allah'ın kahrettiği kent

sodyum

YLat sodium bir element (İlk kullanım: 1807 Sir Humphrey Davy, İng. kimyacı.) OLat soda sodyum karbonat +ium

sof

Ar ṣūf صُوف z [#ṣwf] yün

sofa

[ Erzurumlu Darir, Kıssa-i Yusuf terc., <1377]
dört ṣuffe her birinde taht u tāc / kıldı nakşın laˁl ü incüden sirāc [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ṣoffet, ṣoffa vulg. ṣofa [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
sofa: (...) halen divanhane ve eyvan manasına müstameldir. Alafrangası salon.

Ar ṣuffa(t) صفّة z [#ṣff fuˁla(t) mr.] taş kerevet, bank, sıra, antik tiyatrolarda oturma sırası Ar ṣaffa dizdi

 saf2


26.08.2015
sofist

Fr sophiste laf ebesi, zekice fakat yanlış söz söyleyen, safsatacı Lat sophista a.a. EYun sophistḗs σοφιστής z1. usta, uzman, 2. mantık ve belagat hocası, 3. laf ebesi, safsatacı EYun sophízō σοφίζω zbecerikli olmak, sanatkâr olmak +ist° EYun sophós σοφός zakıllı, bilge

sofistike

İng sophisticated 1. laf ebeliğine dayalı, sahte, 2. basit veya kaba olmayan, rafine İng sophisticate laf ebeliği yapmak İng sophist laf ebesi

sofra

Ar sufra(t) سُفرة z [#sfr fuˁla(t) mr.] 1. yolcu yiyeceği, azık, 2. üzerinde yemek yenen yer, örtü, sini Ar safar سفر zyolculuk

soft

İng soft yumuşak << Ger *samft-

softa

Fa sūχta سوخته z [pp.] 1. yanmış, yanık, 2. medrese öğrencisi Fa sūχtan, sūz- سُوختن, سُوز zyanmak, yakmak +a ≈ Ave saok-, saoç- a.a. << HAvr *keuk- yanmak, alev almak, parlak olmak