soft

sof

Ar ṣūf صُوف z [#ṣwf] yün

sofa

Ar ṣuffa(t) صفّة z [#ṣff fuˁla(t) mr.] taş kerevet, bank, sıra, antik tiyatrolarda oturma sırası Ar ṣaffa dizdi

sofist

Fr sophiste laf ebesi, zekice fakat yanlış söz söyleyen, safsatacı Lat sophista a.a. EYun sophistḗs σοφιστής z1. usta, uzman, 2. mantık ve belagat hocası, 3. laf ebesi, safsatacı EYun sophízō σοφίζω zbecerikli olmak, sanatkâr olmak +ist° EYun sophós σοφός zakıllı, bilge

sofistike

İng sophisticated 1. laf ebeliğine dayalı, sahte, 2. basit veya kaba olmayan, rafine İng sophisticate laf ebeliği yapmak İng sophist laf ebesi

sofra

Ar sufra(t) سُفرة z [#sfr fuˁla(t) mr.] 1. yolcu yiyeceği, azık, 2. üzerinde yemek yenen yer, örtü, sini Ar safar سفر zyolculuk

soft

"yumuşak müzik" [ Cumhuriyet - gazete, 1986]
'Sevgi İçin' adlı soft senfonik rock konseri var "... yumuşak enerji" [ Cumhuriyet - gazete, 1989]
kozmetik salonlarındaki lazer tedavilerinde ise bu aletin 'soft' şekli uygulanıyor "... yumuşak mimari" [ Cumhuriyet - gazete, 1990]
tüm dünyada kıyılarda izlenen politika 'soft architecture' yani "yumuşak mimari"dir. "... yumuşak ışık" [ Cumhuriyet - gazete, 1990]
kendinden soft filtre

İng soft yumuşak << Ger *samft-

Not: Karş. Alm sanft (a.a.).

Bu maddeye gönderenler: software


20.03.2015
softa

Fa sūχta سوخته z [pp.] 1. yanmış, yanık, 2. medrese öğrencisi Fa sūχtan, sūz- سُوختن, سُوز zyanmak, yakmak +a ≈ Ave saok-, saoç- a.a. << HAvr *keuk- yanmak, alev almak, parlak olmak

software

İng software 1. yumuşak eşya, 2. bilgisayar yazılımı § İng soft yumuşak İng ware eşya, özellikle ticari eşya (<< Ger *warō korunan veya saklanan şey Ger *waran korumak, saklamak

sofu

Ar ṣūfī صوفى ztarikat ehli, dindar kişi

soğan

<< ETü soġun/soġan soğan ≈ Sans sukanda सुकन्द za.a. (§ Sans su iyi, kıymetli Sans kanda yumru kök )

soğu|mak

<< ETü soġı- soğumak, ıslanmak