sofu

sofistike

İng sophisticated 1. laf ebeliğine dayalı, sahte, 2. basit veya kaba olmayan, rafine İng sophisticate laf ebeliği yapmak İng sophist laf ebesi

sofra

Ar sufra(t) سُفرة z [#sfr fuˁla(t) mr.] 1. yolcu yiyeceği, azık, 2. üzerinde yemek yenen yer, örtü, sini Ar safar سفر zyolculuk

soft

İng soft yumuşak << Ger *samft-

softa

Fa sūχta سوخته z [pp.] 1. yanmış, yanık, 2. medrese öğrencisi Fa sūχtan, sūz- سُوختن, سُوز zyanmak, yakmak +a ≈ Ave saok-, saoç- a.a. << HAvr *keuk- yanmak, alev almak, parlak olmak

software

İng software 1. yumuşak eşya, 2. bilgisayar yazılımı § İng soft yumuşak İng ware eşya, özellikle ticari eşya (<< Ger *warō korunan veya saklanan şey Ger *waran korumak, saklamak

sofu

[ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
sofu: Dinin buyruk ve yasaklarına tastamam uyan kimse.

Ar ṣūfī صوفى ztarikat ehli, dindar kişi

 sufi

Not: TTü sofī sözcüğünün 19. yy'da İstanbul lehçesinde aldığı biçimdir. Cumhuriyetten sonra olumsuz bir anlam yüklenen sözcüğün yanısıra "tasavvuf ehli" anlamında sūfî biçimi 1950'lerde canlandırılmıştır.

Benzer sözcükler: sofulaşmak, sofuluk


27.04.2015
soğan

<< ETü soġun/soġan soğan ≈ Sans sukanda सुकन्द za.a. (§ Sans su iyi, kıymetli Sans kanda yumru kök )

soğu|mak

<< ETü soġı- soğumak, ıslanmak

soğuk

<< ETü soġık soğuk ETü soġı- +Uk

soğur|mak

<< ETü sōr- emmek

sohbet

Ar ṣuḥba(t) صُحْبة z [#ṣḥb fuˁla(t) msd.] dostluk etme, arkadaşlık Ar ṣaḥiba صَحِبَ zdost idi