somun1

somaki

Ar summāḳī سمّاقى z [nsb.] koyu kırmızı renkte bir taş, porfir Ar summāḳ سمّاق z [#smḳ] koyu kırmızı renk

somatik

Fr somatique bedensel EYun sōmatikós σωματικός za.a. EYun sōma σώμα z1. ceset, leş, 2. gövde, beden +ik° << HAvr *twō-mn- şişmiş şey HAvr *teuə-2 şişmek, kabarmak

sombrero

İsp sombrero gölgelik, şemsiye, Meksika'ya özgü geniş kenarlı şapka İsp sombra gölge << Lat umbra a.a.

sommelier

Fr sommelier 1. konaklarda alışveriş ve sofra işlerinden sorumlu hizmetkâr [esk.], 2. şarap garsonu << EFr sommerier yük hayvanlarına bakan kişi, beygirci Fr sommier yük hayvanı, beygir +ari°

somon

Fr saumon tatlı ve tuzlu suda yaşayan bir balık, alabalık, salmo salar << Lat salmo a.a.

somun1

[GülR-TS <1451]
ol aç gözsize beŋzer yalanur ol / deve teptiğini somun sanur ol [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
somún: pane grande [büyük ekmek]

~? Yun psomín ψωμίν zekmek, çörek (İlk kullanım: Räsänen V 427, Eren 374.) << EYun psōmós ψωμός zlokma

Not: Eğer Yunancadan alıntı ise arkaik final /n/ sesinin Türkçede korunması son derece kural dışıdır.


10.08.2017
somun2

Fr saumon 1. alabalık, 2. kaba metal döküm parçası

somurt|mak

≈ ETü sorıt- yüzünü asmak, buruşturmak ETü sōr- emmek

somut

TTü som yekpare, katıksız +Ut

somye

Fr sommier yatak taşıyıcısı, somye << OLat sagmarius yük hayvanı, beygir EYun ságma σάγμα zyük hayvanlarına mahsus semer +ari°

son

<< ETü soŋ bitim, nihayet, ayak topuğu (ad), sonra (edat)