sucuk

subatomik

İng subatomic «atom altı», bir atomu oluşturan tanecikleri tanımlayan sıfat § İng sub [bileşik adlarda] alt (Lat sub alt (edat) ) İng sub+ atom +ic°

subay

Çağ subay 1. yüksüz, ağırlıksız, bekâr, 2. hafif süvari Moğ subay kısır, yavrusuz

subra

Fr sous-bras kol altı, koltuk altı Fr sub+ bras kol

subret

Fr soubrette

subsonik

İng subsonic «ses altı», ses hızının altında

sucuk

[ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
suçuk: an-naḳāniḳ [sucuk] [ Meninski, Thesaurus, 1680]
sucuk سجوق: Lucanica, botulus. Kan sucuğı, ciger sucuğı [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
şeker sucuğu, pestil sucuğu

Fa zīcak/zīçak زيجك/زيچك zbumbar dolması Fa zīç زيچ zgerme, çekerek uzatma, şerit, kordon


14.07.2015
suç

<< ETü suç bükülme, yönünden sapma, reddetme ETü su- bükülmek, boyun eğmek +Iş

sudoku

Jap sudoku 數獨 zbir sayı oyunu Jap sūji wa dokushin ni kagiru sayılar tek olmalı

sudur

Ar ṣudūr صُدُور z [#ṣdr fuˁūl msd.] 1. çıkma, öne çıkma, bir kaynaktan kaynama, türeme, yayılma, (ferman) yayımlanma, 2. göğüsler Ar ṣadara صَدَرَ zöne çıktı, ileri geldi, kaynaklandı

sufi

Ar ṣūfī صوفى z [#ṣwf nsb.] tarikat ehli, dindar kişi EYun sophós σοφός zbilge, usta, yüksek bilgiye sahip kimse ≈ EYun sophía σοφία zbilgelik

sufle

Fr soufflé [pp.] 1. üflenti, fısıltı, 2. çırpılmış yumurta akıyla kabartılmış tatlı Fr souffler üflemek, fısıldamak << Lat sufflare a.a. Lat sub+ flare, flat- a.a.