tülbent

tükel

ETü tükel tam, bütün, salim ETü tüke- bitmek +Il

tüken|mek

ETü tüke- bitmek +In- ETü *tük bitik, gitmiş +(g)A-

tüket|mek

<< ETü tüket- bitirmek, sona erdirmek ETü tüke- bitmek +It-

tükür|mek

<< OTü tüpkür-/tüfkür- onom tü/tüf/tüp tükürme sesi +kIr-

tül

Fr tulle bir tür dantel, çok seyrek dokunmuş bez öz Tulle Güney Fransa'da dantel işçiliğiyle ünlü kasaba

tülbent

[ Codex Cumanicus, 1303]
fazolum [sarık] - Fa: dulband - Tr: čalma [ anon., Tezkiretü'l-Evliya terc., 1341]
içerü girecek ben dülbendüm götüricek siz anuŋ başın kesüŋ "... sarık bezi" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
dülbend دلبند: Tela alba subtilissima ex gossipio [çok ince pamuklu bez] & involukrum capitis [sarık]

Fa dūlband دول بند zkavuk üstüne sarılan sarık, dolak § Fa dūl/dol دول zkova Fa band بند zbağ, sargı

 dolap, bent

Bu maddeye gönderenler: türban


10.04.2015
tülü

TTü tüy +lI(g)

tüm

<< TTü tom/dom top, küme

tümce

TTü tüm +çA

tümel

TTü tüm +Al

tümen

<< ETü tümen on bin ≈ Toh tmān/tumane a.a. ~? İr *tu-māna «büyük ölçü», çok büyük sayı, on bin