tahin

tahavvül

Ar taḥawwul تحوّل z [#ḥwl tafaˁˁul V msd.] hal değiştirme, dönüşme Ar ḥāla حَالَ zdöndü

tahayyül

Ar taχayyul تخيّل z [#χyl tafaˁˁul V msd.] hayal etme, düşleme Ar χāla خَالَ zhayal etti

tahdit

Ar taḥdīd تحديد z [#ḥdd tafˁīl II msd.] sınırlama, sınır koyma Ar ḥadda حدّ zsınırladı, yasakladı

tahfif

Ar taχfīf تخفيف z [#χff tafˁīl II msd.] hafifletme, hafifseme Ar χaffa خَفَّ zhafif idi, hafifledi

tahıl

Ar daχl دخل z [#dχl faˁl ] gelir, getiri, verim

tahin

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
ṭaḥn & ṭaḥīn: Farina [un] "... susam unu" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ṭaḥīn: Susam çekilmişi. Pekmezli tahin, tahin helvası.

Ar ṭaḥīn طحين z [#ṭḥn faˁīl sf.] un Ar ṭaḥana طحن zöğüttü

Benzer sözcükler: tahin helvası, tahin pekmez, tahinli çörek


02.07.2015
tahir

Ar ṭāhir طاهر z [#ṭhr fāˁil fa.] temiz, arı Ar ṭahara طَهَرَ zarındı

tahkik

Ar taḥḳīḳ تحقيق z [#ḥḳḳ tafˁīl II msd.] doğrulama, doğruluk, gerçeklik Ar ḥaḳḳa حَقَّ zdoğru idi, hak idi

tahkim

Ar taḥkīm تحكيم z [#ḥkm tafˁīl II msd.] 1. yargıç atama, egemen kılma, 2. güçlendirme, pekiştirme Ar ḥakkama حكّم z [II f.] yargıç atadı, pekiştirdi ≈ Ar ḥakama حَكَمَ zyargıladı

tahkir

Ar taḥḳīr تحقير z [#ḥḳr tafˁīl II msd.] aşağılama, hakaret etme Ar ḥaḳara حَقَرَ zaşağıladı

tahkiye

Ar *taḥkiya(t) [#ḥky tafˁīla(t) II msd.] hikaye etme, anlatı Ar ḥikāya(t) hikaye