tavuk

tavsa|mak

Fa tāv demirin sıcak ve yumuşak hali, canlılık, kuvvet +sA-

tavsif

Ar tawṣīf توصيف z [#wṣf tafˁīl II msd.] niteleme, tarif etme, vasıflandırma Ar waṣafa وصف zniteledi

tavsiye

Ar tawṣiya(t) توصية z [#wṣy tafˁīla(t) II msd.] öğüt, sipariş, vasiyet Ar waṣiya وَصِىَ zöğütledi, sipariş etti, iş buyurdu

tavşan

<< ETü tavışġan «seğirten», tavşan ETü *tavış- seğirtmek, koşturmak +(g)An

tavşancıl

TTü tavşan +çIl

tavuk

ETü: [ Uyğur Kağan Yazıtı, 759]
takığu yılka [kuş yılında] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
erkek takaġu [horoz], tişi takaġu [tavuk Türkmān lehçesinde takuk denir.]] KTü: [ Codex Cumanicus, 1303]
galina - Fa: murg - Tr: tauk ... tauh Çağ: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
takuk, taġuk, tawuk

<< ETü takaġu kuş, özellikle kümes kuşu

Not: Karş. Moğ takiyan (a.a.).

Benzer sözcükler: karatavuk, tavuk karası, tavukçuluk


22.06.2015
tavus

Ar ṭāwūs طاووس ztavus kuşu, pavo cristatus Aram ṭaūsā טאוסא za.a. ≈ EYun taôs ταῶς za.a.

tavzih

Ar tawḍīḥ توضيح z [#wḍḥ tafˁīl II msd.] netleştirme, belirgin kılma Ar waḍaḥa وَضَحَ zaçık ve belirgin idi

tay1

<< ETü tay at yavrusu

tay2

Fr taille [dev.] kesim, özellikle giysi kesimi Fr tailler kesmek << OLat taliare

tayf

Ar ṭayf طيف z [#ṭyf faˁl msd.] uykuda hayalet veya kâbus görme, hayalet, hayal Ar ṭāfa uykuda hayalet gördü