teğmen

tegallüp

Ar taġallub تغلّب z [#ġlb tafaˁˁul V msd.] galip gelme, egemen olma Ar ġalaba غَلَبَ züstün idi, üstün geldi

teganni

Ar taġannī تغنّى z [#ġny tafaˁˁul V msd.] (kumru) ötme, şarkı söyleme Ar ġaniya غَنِىَ zsesini titreterek terennüm etti, kumru gibi öttü

teğel

≈ Fa tigal تگل zyama <? ETü tik- dikiş dikmek

teğelti

≈ Fa tagaltū/tagalti eyerin altına konulan keçe, dolgulu battaniye

teğet

ETü teg- değmek +At2

teğmen

YTü: "askerlikte bir rütbe, mülazım" [ Resmi Gazete, 1935]
Ordudaki rütbeler ve yeni karşılıkları (...) Birinci mülâzım : Teğmen

TTü teg- değmek +mAn

 değ-

Not: Mülazım (1. bağlanan, iltihak eden, 2. askerlikte teğmen) karşılığı olarak türetilmiştir. Yapı bakımından seğmen (yeniçeri ocağında bir sınıf) sözcüğünden esinlendiği açıktır.

Benzer sözcükler: asteğmen


16.08.2017
tehcir

Ar tahcīr تهجير z [#hcr tafˁīl II msd.] yola çıkma, gün doğumunda seyahat etme Ar hacara هجر zgöçtü

tehdit

Ar tahdīd تهديد z [#hdd tafˁīl II msd.] korkutma, tehdit etme Ar hadda هَدَّ zkırdı, yıktı, korkutarak ele geçirdi

tehevvür

Ar tahawwur تهور z [#hwr tafaˁˁul V msd.] sonunu düşünmeden bir işe atılma, delice hücum etme Ar hāra هور zyıktı, çökertti, devirdi

tehir

Ar taˀχīr تأخير z [#Aχr tafˁīl II msd.] sonraya bırakma, erteleme Ar aχχara أَخَّرَ z [II f.] sonraladı, erteledi Ar āχir آخِر zsonraki, son

tehlike

Ar tahlika(t)/tahluka(t) تَهْلُُِِكة z [#hlk tafˁila(t) II msd.] mahv, bela, helak olma Ar halaka هَلَكَ ztükendi, helak oldu