tevriye

tevil

Ar taˀwīl تأويل z [#Awl tafˁīl II msd.] 1. bir şeyin sonucu, akıbet, issue, 2. bir sözün anlamı, yorum Ar āla آل zdöndü, geri geldi

tevkif

Ar tawḳīf توقيف z [#wḳf tafˁīl II msd.] 1. durdurma, alıkoyma, 2. koluna bilezik takma Ar waḳafa وقف zdurdu

tevkil

Ar tawkīl توكيل z [#wkl tafˁīl II msd.] birini vekil etme Ar wakala وكل zvekâlet etti

tevlit

Ar tawlīd توليد z [#wld tafˁīl II msd.] doğurtma, sonuç doğurma, sebep olma Ar walada وَلَدَ zdoğurdu

tevrat

Ar tawrā(t) توراة zKuran'a göre Musevilerin kutsal kitabı İbr tōrāh תורה zöğreti, yasa, yasalar kitabı, Musa yasaları külliyatı İbr hōrāh הורה z [#yrh] öğretme, yol gösterme, rehber olma

tevriye

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
tevriye: Mestur [örtülü] söyleyip ima etme. Tevriyeli söz.

Ar tawriya(t) تورية z [#wry tafˁīla(t) II msd.] amacını veya anlamını saklama, kapalı sözle ima etme Ar warāˀ وراء zard, öte

 mavera


25.08.2017
tevsi

Ar tawsīˁ توسيع z [#wsˁ tafˁīl II msd.] genişletme Ar wasuˁa وسع zenli ve geniş idi, yayıldı, yer kapladı

tevsik

Ar tawṯīḳ توثيق z [#ws̠ḳ tafˁīl II msd.] güvence verme Ar waṯaḳa وثق zbelgeledi

tevzi

Ar tawzīˁ توزيع z [#wzˁ tafˁīl II msd.] paylaştırma, dağıtma Ar wazaˁa وزع zpay etti, böldü

teyakkuz

Ar tayaḳḳuẓ تيقّظ z [#yḳẓ tafaˁˁul V msd.] uyanık olma Ar yaḳaẓa يقظ zuyandı, uyanık idi

teyemmüm

Ar tayammum تيمّم z [#ymm tafaˁˁul V msd.] 1. kasdetme, niyet etme, 2. su yokluğunda toprakla abdest alma Ar yammama [II f.] kastetti, yöneldi