teyp

tevsik

Ar tawṯīḳ توثيق z [#ws̠ḳ tafˁīl II msd.] güvence verme Ar waṯaḳa وثق zbelgeledi

tevzi

Ar tawzīˁ توزيع z [#wzˁ tafˁīl II msd.] paylaştırma, dağıtma Ar wazaˁa وزع zpay etti, böldü

teyakkuz

Ar tayaḳḳuẓ تيقّظ z [#yḳẓ tafaˁˁul V msd.] uyanık olma Ar yaḳaẓa يقظ zuyandı, uyanık idi

teyemmüm

Ar tayammum تيمّم z [#ymm tafaˁˁul V msd.] 1. kasdetme, niyet etme, 2. su yokluğunda toprakla abdest alma Ar yammama [II f.] kastetti, yöneldi

teyit

Ar taˀyīd تأييد z [#Ayd tafˁīl II msd.] pekiştirme, güçlü kılma, konfirme etme Ar ayyada أيد z [II f.] pekiştirdi

teyp

[ Cumhuriyet - gazete, 1958]
Zat ve aile ihtiyacına teyp, radyo, fotoğraf makinesi

İng tape 1. şerit, bant, 2. manyetik ses kayıt şeridi

Not: İngilizce sözcük kayıt şeridini ifade eder. Türkçe sözcük ise "kayıt cihazı" anlamında olup tape recorder "şerit kaydedici" karşılığıdır.

Bu maddeye gönderenler: seloteyp


04.10.2017
teyze

§ OTü-KT tağay/tay ana tarafından akraba OTü-KT eze/ece abla

tez1

ETü/TTü tez- kaçmak

tez2

Fr thèse 1. sav, iddia, 2. üniversitede bir fikri savunan formel ödev EYun thésis θέσις, θετ- zkoyma, ileri sürme, ortaya atma EYun títhēmi, the- τίθημι, θε- zkoymak, vazetmek, ortaya atmak +sis << HAvr *dhē- koymak

tezahür

Ar taẓāhur تظاهر z [#ẓhr tafāˁul VI msd.] 1. ortaya çıkma, belirme, zuhur etme, 2. birbirine yardım etme Ar ẓahara ظَهَرَ zbelirdi, göründü

tezat

Ar taḍādd تضادّ z [#ḍdd tafāˁul VI msd.] zıtlaşma, çelişme Ar ḍadda ضَدَّ zzıt idi, çelişti