yıl

yığ|mak

<< ETü yıġ- toplamak, küme yapmak

yığın

<< ETü yıġın yığıntı, özellikle toprak ETü yıġ- +In

yığınak

TTü yığ- +AnAk

yık|mak

<< ETü yık- aşağı indirmek, tahrip etmek

yıka|mak

<< ETü yayka- çalkalamak, çalkalayarak yıkamak ETü yayık çalkalama +(g)A- ETü yay- çalkalamak +Uk

yıl

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
men tokuz yigirmi yıl şad olurtım [ben 19 yıl veliaht olarak hüküm sürdüm] TTü: yılbaşı [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
yılbaşı: sene-i cedide, sâl-i nev günü.

<< ETü yıl

Not: Moğ cil (a.a.) Türkçeden alıntı olmalıdır.

Benzer sözcükler: kırk yılda bir, yarıyıl, yil, yıl dönümü, yılbaşı, yıllanmak, yıllar yılı, yıllık, yüzyıl


18.08.2017
yıl|mak

<< ETü yıġıl- yığılmak, geri durmak ETü yıġ- yığmak, men etmek +Il-

yılan

<< ETü yılan malum sürüngen

yılankavi

<< TTü yılan kavı yılan gömleği TTü kav (soyulmuş) deri, kabuk, kepek

yıldırım

≈ ETü yaldrık/yuldrık parlama, kıvılcım ETü yaldrı-/yuldrı- parlamak +Im ETü yaldız/yulduz parıltı, yıldız +I-

yıldız

<< ETü yultuz/yulduz yıldız