Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi

yelkovan

yelda

Fa şab-i yaldā شب يلدا zeski İran dininde Mithra'nın ve Hıristiyanlıkta İsa'nın doğum günü, 25 Aralık, noel Aram yaldā ילדא z [#yld] doğum, milad Aram yəlad ילד zdoğdu

yeldirme

TTü yeldir- yelde dalgalanmak, telaş etmek +mA TTü yel- a.a. +tUr-

yele

≈ ETü yāl at yelesi ≈ Fa yāl/yal يال/يل zense, yele

yelek

<< TTü yelek 1. yaprak, 2. kuş kanadı tüyü, telek TTü yel rüzgâr, çırpıntı +(g)Ak

yelken

<< OTü yelken yelken OTü yélke- çırpınmak, uçuşmak +(g)An

yelkovan

[ Mesud b. Ahmed, Süheyl ü Nevbahar terc., 1354]
ara yirde bīçāre yel kovduğun / başın dögdügün ü elin ovduğun (...) yigit oğlan iken olur yel kovan [boşta gezen] [ Asım Ef., Kamus-ı Muhit terc., 1800]
Hafif ve yelkovan, ahmak ve nādān kimselere denir [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
yelkovan: Yel ardınca giden serī kuş, bir nevˁ martı. Saat yelkovanı: İbre, fırıldak, boru ağzına konan fener.

TTü yel koğ- boşa emek sarfetmek, faydasız dolaşmak

 yel, kov-

Not: "Saat ibresi" anlamı 18. yy'da zuhur etmiş olmalıdır.


12.06.2015
yelloz

TTü yel rüzgâr +oz

yelpaze

<< OTü yelpize yelpaze OTü yelpi-/yelpir- yellenmek, üfürmek

yelten|mek

TTü yelte- harekete geçirmek, koşturmak +In- ≈ ETü yeltür- acele ettirmek, koşturmak ETü yel- acele etmek, koşmak

yelve
yem

<< ETü yém yenen şey, yemek ETü yé- +Im