çırak

çınar

Fa çanār/çanāl چنار/چنال zçınar ağacı << OFa çnār a.a. ~? Çin ç'un a.a.

çıngar

?

çıngırak

<< ETü çıŋrak/çıŋraġu çınlayan ses, çıngırak ETü çıŋra- çınlamak +Uk onom

çıplak

<< TTü cıbılak/cavlak çıplak onom cıp/cıbıl çıplak cilt sesi, yıkanma sesi +lAk

çıra

Fa çarāġ/çirāġ چراغ zkandil, meşale << OFa çərāk a.a. İr *çira- yanmak, ışımak

çırak

çırakçı "tarikatte (özellikle Bektaşilikte) hizmetkâr, talip" [ anon., Velâyetnâme-i Haci Bektaş, <1500]
Hacī Bekdaş velīnüŋ ulu χalīfelerindendür ve hem naẓarında çirakcı idi [ anon., Velâyetnâme-i Haci Bektaş, <1500]
yılda bir kerre anda cemˁolup kurbānlar eyleyüp çiraklar uyandırup [ Meninski, Thesaurus, 1680]
çerağ, çirak: Lucerna, lampas (...) usit. metaph. Cliens, vul. creatura [mecazen hizmetkâr anlamında kullanılır].

Fa çirāḳ/çirāġ چراغ zkandil, meşale

 çıra

Not: Esasen "kandil" anlamına gelen sözcüğün "yetiştirilmek üzere alınan yardımcı" anlamında mecazî kullanımı tarikat ıstılahıdır. Bektaşi dervişlerine ışık adı verilir.

Benzer sözcükler: çerağ


27.08.2017
çırçır1

Yun tzutzuria τζουτζούρια zalaca renkli ve eti tatsız bir balık

çırçır2

onom çır çır gıcırdama sesi, çırpma sesi

çırmık

<< TTü tırŋak/tırmık tırnak

çırp|mak

<< TTü çarp-

çırpı

TTü çırp- vurmak, çalmak +I(g)