çıkrık

çıkarım

TTü çıkar- +Im

çıkarsa|mak

TTü çıkar- +sA-

çıkı

<< TTü çıkı/çıkın bohça

çıkın

<< OTü çıkın bohça, paket ETü çıg- dürmek, paketlemek +In

çıkış|mak

TTü çık- +Iş-

çıkrık

ETü: [ Uygurca İyi ve Kötü Prens Öyküsü, <1000]
emeri tınlığlar çıχrı eŋirer, yuŋ eŋirer, kentir eŋirer [pek çok insan çıkrık eğirir, yün eğirir, kendir eğirir] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
çıġrı [[kuyu, değirmen ya da benzer yerlerdeki çark; ipek eğirmeye yarayan araç] [ Codex Cumanicus, 1303]
turnarius [tornacı, çarkçı] - Tr: čigrigǵi

<< ETü çıχrı/çıġrı çark Sogd çχra/çġra a.a. ≈ Ave çaχra a.a.

 çark


16.04.2015
çılbır1

<< TTü çırpır çırpılmış yumurta aşı, omlet <? TTü çırp-

çılbır2

Moğ cilbugur yular, dizgin ≈ ETü *yılbūr

çıldır|mak

<< TTü çıldur- çatlamak ≈ ETü çaldra- çatırdamak onom çal/çıl çatlama ve kırılma sesi

çılgın

≈ TTü çıldır- delirmek <? TTü çıl/çil alacalı, parıldayan

çıma

İt cima uç, zirve, gemicilikte halatın ucu << OLat cyma filiz, dal ve bitki ucu, ağacın tepesi EYun kýma κύμα zfiliz, bitkinin taze ucu, (mec.) yavru, döl EYun kýō κύω zfilizlenmek, yavrulamak +ma(t)