çatı

çat|mak

Oğuzca çat- "bir araya getirmek, bitiştirmek (geçişli fiil)" fiilinden evrilmiştir.

çat1

Eski Türkçe çat "darbe sesi" ses yansımalı sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük bir sözcükten türetilmiştir.

çat2

Türkiye Türkçesi çat- "bitişmek veya bitiştirmek, bir araya gelmek veya getirmek" fiili ile eş kökenlidir.

çatal

Orta Türkçe çatal "Y şeklinde nesne, iki veya daha çok dişli tarım aracı" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Eski Türkçe çat- fiilinden Türkiye Türkçesinde +Al ekiyle türetilmi olabilir; ancak bu kesin değildir.

çatana

Çatana "1854'te İngiltere tarafından Osmanlı Devletine hediye edilen bir buharlı teknenin adı" özel adından türetilmiştir. Bu sözcük Çatana "Tuna nehri üzerinde bir kasaba, bugün Romanya'da Cetate" özel adından türetilmiştir.

çatı
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, 1500 yılından önce]
şatu, şati: Echelle, escalier [merdiven]; toit, terrasse [çatı, dam]. Türkiye Türkçesi: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
evün çatısı: Trabes sustenantes tectus domus [evin damını destekleyen çapraz atkılar] Türkiye Türkçesi: "dam ... bünye ... eklem" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
çatı: evin sakīfesi (...) vücudun heykeli, insan binası (...) budun oyluğa yakın yeri

Köken

Orta Türkçe çatı veya çatu "ev çatkısı" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Eski Türkçe çat- "vurmak, karşılıklı koymak" fiilinden Türkiye Türkçesinde +I(g) ekiyle türetilmiştir.

Daha fazla bilgi için çat- maddesine bakınız.

Ek açıklama

Esasen “birbiriyle açı oluşturacak şekilde çatılmış düğerler” anlamında.

Benzer sözcükler

çantı, çatı katı


06.10.2017
çatla|mak

Eski Türkçe çatıla- "şaklamak, el çırpmak" fiili ile eş kökenlidir. Eski Türkçe fiil çat "çarpma veya çatlama sesi" ses yansımalı sözcüğünden Eski Türkçe +lA- ekiyle türetilmiştir.

çatlak

Türkiye Türkçesi çatla- fiilinden Türkiye Türkçesinde +Uk ekiyle türetilmiştir.

çavdar

Farsça çavdār veya cawdār جودر z "arpa ve buğday tarlasında yabani yetişen bir tahıl, çavdar" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça caw جو z "arpa, genelde tahıl, hububat" sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen yava- sözcüğü ile eş kökenlidir. Avestaca sözcük Sanskritçe aynı anlama gelen yava यव z sözcüğü ile eş kökenlidir. Sanskritçe sözcük Hintavrupa Anadilinde aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *i̯éwo-s (*i̯éwo-s) biçiminden evrilmiştir.

çavela

Bu sözcüğün kökeni belirsizdir.

çavlan

Türkiye Türkçesi çağla- fiilinden Türkiye Türkçesinde +(g)An ekiyle türetilmiştir.