çavdar

çatal

<< OTü çatal Y şeklinde nesne, iki veya daha çok dişli tarım aracı <? ETü çat- +Al

çatana

öz Çatana 1854'te İngiltere tarafından Osmanlı Devletine hediye edilen bir buharlı teknenin adı öz Çatana Tuna nehri üzerinde bir kasaba, bugün Romanya'da Cetate

çatı

<< OTü çatı/çatu ev çatkısı ETü çat- vurmak, karşılıklı koymak +I(g)

çatla|mak

≈ ETü çatıla- şaklamak, el çırpmak onom çat çarpma veya çatlama sesi +lA-

çatlak

TTü çatla- +Uk

çavdar

[ Lugat-i Halimi, 1477]
dêv-gendüm [Fa.]: Çavdar düdükleri ki buğday içinde biter [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
ciawdár: segola [çavdar]

Fa çavdār/cawdār جودر zarpa ve buğday tarlasında yabani yetişen bir tahıl, çavdar Fa caw جو zarpa, genelde tahıl, hububat ≈ Ave yava- a.a. ≈ Sans yava यव za.a. << HAvr *i̯éwo-s (*i̯éwo-s) a.a.


18.09.2017
çavela

?

çavlan

TTü çağla- +(g)An

çavuş

<< ETü çavuş «bağırgan», çeşitli askeri ve idari görevlilere verilen ad ETü *çav- seslenmek, ünlemek +Iş

çay1

~? Fa çāy چاى z1. yapraklarından içecek yapılan bir bitki, camellia sinensis, 2. bu bitkiden yapılan içecek Çin ça' za.a.

çay2

<< OTü çay kuru dere, vadi