çel|mek

çekirdek

<< ETü çekirtük fıstık veya fındık ETü ç(a)kır/ç(a)kırt kırma ve çatlama sesi +Ak ETü ç(a)tır/ç(a)tırt a.a.

çekirge

<< ETü çekürge/çekürtge çekirge veya cırcır böceği ETü çakır/*çekürt şakırdama sesi +gA onom

çekmece

TTü çek- +mAcA

çektiri

<< TTü çekdürü/çekdürür kürekle yürütülen gemi TTü çek-

çekül

Ar şāḳul شاقل zduvarcıların kullandığı ağırlık

çel|mek

TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
çelmek: ayakle atmak. TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
çelmek: Çalmak gibi, el, kanat, kılıçla vurmak, çarpmak, düşürmek, kesmek, kıpmak.

<< TTü çal- vurmak

 çal-

Not: Çal- fiilinin anlam ayrışmasına uğramış varyant biçimidir. Önsesteki /ç/ etkisiyle ünlü incelmesi tipiktir.

Benzer sözcükler: çelinmek, çelme, çelmece, çelmelemek

Bu maddeye gönderenler: çeliş-


23.07.2015
çelebi

ETü çalab yüce kişi, efendi, rabb, rahip Süry ṣəlab/ṣəlīb ܨܠܒ z1. haç, 2. (mec.) rabb, rahip

çelenk

<< TTü çelek/çelenk büyük ve gösterişli kuş tüyü, telek

çelik

<< OTü çelik 1. vurma, dövme, 2. dövülmüş demir ≈ OTü çalık dövme, dövülmüş ETü çal- vurmak, dövmek +Uk

çelim

≈ TTü çalım

çeliş|mek

TTü çel- vurarak engel olmak +Iş-