çuval

çukur

<< OTü çukur hendek, oyuk ETü çok-/çokı- delmek, oymak, (kuş) gagalamak

çul

Fa cul/cūl جل/جول zkaba kumaş, çuval bezi ≈ Ar cull جلّ za.a.

çulha

Fa culāh جلاه zkumaş dokuyan, dokumacı Fa cul çul, kaba kumaş

çullan|mak

TTü çul +lAn-

çulluk

<< ETü çulık bir tür kuş

çuval

[ anon., et-Tuhfetu'z-Zekiyye fi'l-Lugati't-Türkiyye, <1400]
ġirāra [Ar]: şuvāl [ Meninski, Thesaurus, 1680]
cevāl, cüvāl & usit. çüvāl: Saccus. çuvallamak "zor duruma düşmek (argo)" [ Mikhailov, Matériaux sur l'argot et les locutions..., 1929]
yarağı çuvallamak: Se trouver dans une situation difficile, être perdu

Fa cuwāl/cūl جوال/جول zkaba kumaştan yapılmış torba

 çul

Benzer sözcükler: çuvallamak

Bu maddeye gönderenler: çuvaldız


09.09.2017
çuvaldız

Fa cuwāl dūz جوال دوز zçul iğnesi § Fa cuwāl جوال zçul Fa dūz دوز zdiken kimse, dikiş iğnesi (Fa dūχtan, dūz- دوختن, دوز zdikmek )

çük

~? Fa çūbak چوبك z [küç.] küçük değnek, sopacık Fa çūb چوب zdeğnek, dal

çükündür

≈ Fa çugundur/çuġundur چغندر/چكندر zpancar veya şalgam

çünkü

Fa çūn ki چون كه zzaman bağlacı, açıklama bağlacı § Fa çūn چون zböyle, şunun gibi Fa ki كه zilgi edatı

çürü|mek

<< OTü çüri- ekşimek, bozularak köpüklenmek